Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen nafakalar, kendisinin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi ile reddedilen tazminatlar ve nafaka miktarı üzerinden lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle boşanma davası içinde hüküm altına alınan, boşanmanın fer’i (eki) niteliğinde olan nafaka ve tazminat taleplerin kabul veya reddi nedeniyle ayrıca vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin tabii bulunmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Davacı 23.05.2011 havale tarihli dava dilekçesinde davalıdan eşya, nafaka, maddi-manevi tazminat talep etmediğini belirtmiştir. Davacının bu beyanı yoksulluk nafakası, maddi/manevi tazminat ile feragat tarihine kadar olan tedbir nafakasından feragat niteliğindedir. Tedbir nafakası talep etme hakkından feragat, geçmişe etkili olduğundan; feragat tarihinden sonraki dönem için yeniden tedbir nafakası talep edilmesi mümkündür. Davacının feragat niteliğinde olduğu açıklanan dilekçesi karşısında; davacının yoksulluk nafakası talebinin reddi yerine yazılı şekilde yoksulluk nafakasına karar verilmesi ve hükmedilen tedbir nafakasının da feragatten sonraki talep tarihi olan 19.09.2011 tarihi yerine, dava tarihinden itibaren başlatılması usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası ile tedbir nafakasının başlangıcı yönlerinden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 13.12.2012 (Prş.)