HÜKÜMLER: Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Alaca Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/292 Esas, 2016/63 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, iddianamedeki anlatıma rağmen nitelikli dolandırıcılık suçundan değerlendirme yapılmadığına, sahte kira sözleşmesi düzenleyerek idareye vermekten ibaret eylemin hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunu oluşturduğuna, usul ve esas yönünden beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

Suç tarihinde sanık ...'in köy muhtarı, diğer sanık ...'ın köy azası olduğu, sanıkların, katılanlara ve diğer mağdurlara ait ... Köyü 117 ada 21 parsel, 115 ada 15 parsel, 108 ada 1-34 parsel, 107 ada 8-32-61 parsel, 106 ada 1 parsel, 104 ada 6 parsel, 130 ada 17 parselde bulunan taşınmazlar üzerinden mazot ve gübre desteği almak için, katılanların ve diğer mağdurların bilgisi ve rızası olmaksızın onların yerine imza atarak, bahsi geçen taşınmazların, sözleşmeyi kiralayan sıfatıyla imzalayan diğer sanık ...'a 01.01.2014 ilâ 30.12.2019 tarihleri arasında kiralandığına ilişkin kira sözleşmesini düzenledikleri, bu şekilde sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açılmış, mahkemece yapılan yargılamada yüklenen suçun unsurları oluşmadığı kabul edilerek sanıkların beraatine karar verilmiştir.

Olay ve olgular bölümünde anlatıldığı şekilde, sanıkların mazot ve gübre desteği almak için gerçekten ekip biçtikleri yer ile ilgili sahte kira sözleşmesi düzenleyip ve sözleşmeyi bu haliyle de onaylayıp, imzalamak şeklinde gerçekleşen eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 211 inci maddelerinde düzenlenen kamu görevlisinin gerçek bir durumunun belgelenmesi için resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla beraat hükümleri kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Alaca Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/292 Esas, 2016/63 sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2024 tarihinde karar verildi.