Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2017 tarihli ve 2016/860 Esas, 2017/198 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 inci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

2.Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine mahkumiyet hükmü kaldırılarak atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün düzeltilerek esastan reddine,

Karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz istemi; atılı suçun unsurlarının oluştuğuna ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, ikamet ettiği parsel üzerinde bulunan zemin ve bir katlı binanın ön cephesinde profil demirden birinci kata ek olarak balkon yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddia olunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bilirkişi raporları, olay tutanakları, sanık ve tanık beyanı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; sanığın üzerine atılı suçu işlediği, sanığın belediyeye ruhsat için başvurmadığı, kaçak yapıyı da yıkıp ruhsatlı hale getirmediğinden atılı suçu işlediği sabit görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Keşifte dinlenen inşaat mühendisi bilirkişinin 04.03.2016 tarihli raporu ekinde sunmuş olduğu fotoğraflardan ve raporun inceleme kısmında belirttiği üzere; sanığın yapmış olduğu balkonun bina vasfında olmadığı, basit tarzda her an sökülebilir nitelikte bulunduğu, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5 inci maddesinde bina; "Kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarıyan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde tanımlandığı, sanığın yapmış olduğu yanı açık, üstü kapalı sabit yapı niteliğinde olmayan balkonun bina tanımına uymadığı anlaşılmakla, sanığın istinaf talebinin kabulü ile ; usul ve yasaya aykırı olan İlk Derece Mahkemesinin kararın kaldırılmasına, sanığın üzerine atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran" kişilerin cezalandırılması düzenlenmiş olup, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5 inci maddesinde bina "kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde tanımlanmıştır.
Somut olayda; sanığın yapmış olduğu yanı açık, üstü kapalı sabit yapı niteliğinde olmayan balkonun bina tanımına uymadığı anlaşılmakla, sanık hakkında beraat hükmü kurulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.