HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gaziantep 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2016 tarihli ve 2016/188 Esas, 2016/394 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 1 yıl 3 ay hapis ve 1.5000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığına ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği özetle; katılan şirketi fahiş zarara uğratan sanık ... hakkında verilen cezanın yeterli olmadığına, sanık ... hakkında verilen beraat kararının hatalı olduğuna ilişkindir.
Katılan şirket ile sanıkların şirketi arasında akdedilen Gaziantep .... Noterliği'nin 14/03/2014 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi ve aynı noterliğin 25/03/2014 tarihli Finansal Kiralama Tadil Sözleşmesi gereğince 2 adet iplik makinasının kiralanarak sanıklara teslim edildiği, aradan geçen zamanda sanıkların söz konusu makinaları kaçırarak güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında; iddia, savunma, ilgili cevabi müzekkereler ve tüm dosya kapsamı itibarıyla yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek sanık ... hakkında temyize konu mahkûmiyet hükmü, sanık ...'ın yüklenen suçu işlediği sabit olmadığından temyize konu beraat hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın şirkette %3 hisse sahibi ortak olması, finansal kira sözleşmesinde imzasının bulunmaması nedeniyle yüklenen suçu işlediğinin sabit olmadığını kabul eden Mahkemenin kabul ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddelerindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Sanığa yüklenen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kurulan hükümden sonra 16.03.2021 tarihinde 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2021/81-2021/4 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gaziantep 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2016 tarihli ve 2016/188 Esas, 2016/394 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Gaziantep 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2016 tarihli ve 2016/188 Esas, 2016/394 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.