Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/1-c.2.maddesi, kasten yaralama suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 86/2.maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Çorum 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/370 Esas, 2016/596 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-c.2,62,53.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/2,62,53.maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi; verilen cezaların usul ve yasaya aykırı bir şekilde eksik araştırma sonucu verildiğine, hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.

1.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2.Ancak; Gerekçede ve hüküm fıkrasında suç adının sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı yerine cinsel taciz olarak yazılması, uygulama maddesinin de 5237 sayılı Kanun'un 102/1-c.2 şeklinde gösterilmesi gerekirken aynı Kanun'un 106/1-c.2 şeklinde gösterilmesi,

3.Suç tarihi itibarıyla sabıkası bulunmayan ve 14.06.2016 tarihli karar duruşmasında huzurda bulunan katılandan özür dileyip böyle bir suç işlemeyeceğine yemin ederek affını talep etmek suretiyle atılı suçlardan dolayı pişmanlığını dile getiren sanığın tutanaklara yansıyan olumsuz bir durumunun da bulunmaması karşısında, dosya kapsamı ile örtüşmeyen "Sanığın yargılama sürecinde işlediği sabit olan suçtan dolayı pişmanlık gösterdiğine dair tutum ve davranışlarının tespit edilmemiş olması nedeniyle verilen hapis cezasının ertelenmesi halinde tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu bir kanaat oluşmadığından..." şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında verilen cezaların ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/370 Esas, 2016/596 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde karar verildi.