HÜKÜMLER: Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2017 tarihli ve 2014/25 Esas, 2017/89 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 05.10.2017 tarihli ve 2017/939 Esas, 2017/2033 Karar sayılı kararı ile duruşmalı olarak yapılan incelemede, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile beraat hükümlerinin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına; sanıkların özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
A. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/11724 Esas, 2015/12889 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere kira sözleşmesinin geçerli olduğuna ve sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
B. Sanık ...'un temyiz isteği;Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/11724 Esas, 2015/12889 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere kira sözleşmesinin geçerli olduğuna ve üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
1. Şikayetçi ...'ın, Torbalı ilçesi Sanayi Bölgesinde bulunan arsasını Mesut Yokarı'ya yediemin trafik otoparkı olarak kullanmak üzere kiraladığı ancak sanıklar ... ve ...'un, şikayetçiye ait bu arsa ile ilgili 09.05.2012 tarihli kira sözleşmesini sahte olarak tanzim edip, bu kira sözleşmesini Torbalı Belediyesine ibraz ederek iş yeri açma ruhsatı çıkarttıkları ve bu suretle üzerlerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia olunmuştur.
2. Sanıklar üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 05.09.2013 tarihli raporunda; inceleme konusu kira sözleşmesindeki ... adına atılı bulunan imzanın mevcut mukayese imzalarına atfen, ...’ün el mahsulü olmayıp, bu şahsın hakiki imzalarından model alınarak atıldığı belirtilmiştir.
4. Adli Tıp Kurumunun 20.12.2016 tarihli raporunda; inceleme konusu kira sözleşmesindeki el yazıları ile ...’ün mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...’ün el ürünü olmadığı belirtilmiştir.
5. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 10.11.2015 tarihli bozma ilamında; davacı ...'ün, davalı ... ve dava dışı Mesut Yokarı ile kefil olarak imzası bulunan ... hakkında kira ilişkisine dayanılarak birden fazla icra takibi yaptığı ve bu takipler sonucu 2012 yılının 11. ayından itibaren davalı ...'un kira bedellerini davacının banka hesabına yatırması nedeniyle taraflar arasında geçerli bir kira sözleşmesi bulunduğundan bahisle davacı ...'ün açtığı müdahalenin meni davasının reddi gerektiği belirtilmiştir.
6. İlk derece mahkemesi tarafından; Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 10.11.2015 tarih 2015/11724 Esas, 2015/12889 Karar sayılı kararı ile Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.07.2014 tarihli ve 2013/534 Esas, 2014/274 Karar sayılı kararının bozularak kira sözleşmesinin geçerli olduğunun tespit edilmesi ve sanık ... tarafından kira bedelinin katılanın banka hesabına yatırılması nedeniyle yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığından bahisle sanıkların beraatlerine karar verilmiştir.
7. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin kira sözleşmesinin varlığının kabulüne ilişkin kanaatinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi yönlendiren bir karar olup ceza yargılamasını bağlayıcı bir niteliği olmadığı, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 05.09.2013 tarihli raporunda da belirtildiği üzere şikayetçi adına atılmış imzanın sahte olarak atıldığı konusunda bir tereddüt bulunmadığı gerekçesiyle sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
1. Sanık ...'a gerekçeli kararın 14.11.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve sanığın yasal süre içinde 20.11.2017 tarihinde temyiz sebeplerini gösterir dilekçe verdiği anlaşılmakla tebliğnamedeki ret isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
2. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; sanık ... müdafii ile sanık ...'un diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Mahkemece davaya katılan sıfatıyla kabul edilen şikayetçi ...'ün sanıkların üzerlerine atılı suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığından, usulsüz verilen katılma kararının vekalet ücretine hak kazandırmayacağı anlaşılmakla; şikayetçi lehine sanıklar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ve bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 05.10.2017 tarihli ve 2017/939 Esas, 2017/2033 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasından" katılan kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan AAÜT gereğince dairemizde birden fazla duruşmalı davalarda uygulanan 1.980,00 TL ücreti vekalet ücretinin sanıklardan tahsili ile katılana verilmesine" ilişkin paragrafın tamamen çıkartılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, üye ...'un sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğuna dair karşı oyu ve oy çokluğuyla, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.
Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde: Katılan ile gerçek kira sözleşmesi düzenleyerek yediemin otoparkı işleten Mesut Yokarı isimli şahıs ile fiili ortak olan sanıkların bu şahıstan otoparkı devir aldıkları ve işletmeye devam etmek için sahte kira sözleşmesini düzenledikleri olayda, sanıkların fiilen gerçekte olan bir kira ilişkisini sahte olarak belgelemek amacıyla bu sözleşmeyi yazılı hale getirdikleri, bu suretle TCK'nın 211. maddesi kapsamında " gerçek bir durumu belgelemek amacıyla sahtecilik" suçunu işledikleri kanaatinde olduğumdan, anılan kararın bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum.
Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.