SUÇLAR: Hakaret, tehdit

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Yerel Mahkemenin 18.09.2013 tarihli kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresi içerisinde 23.08.2014 tarihinde sanığın suç işlediğinin ihbarı üzerine hükümler açıklanmıştır.

2. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemiz ilamı ile bozulması akabinde yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 6.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; kararı temyiz ettiğine ilişkindir.

Olay günü sanığın daha önce bıçakla yaraladığı katılan ...'un okuluna geldiği, okul müdürü katılan ...'ın okulu terk etmesini söylemesi üzerine, sanığın katılan ...'a hitaben '' A... koyarım, elimde olsa burada 50 kişiyi daha vururum, bomba olsa atarım, bombalarım.'' diyerek tehdit ve hakaret suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

1. Sanık savunması, katılanların ve tanıkların beyanları, olay tutanağı ve incelenen dava dosyası içeriği karşısında, sanığın eylemlerinin sübuta erdiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2. Sanığa yükletilen hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış sanık hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
"Bozma öncesi verilen kararın sadece sanık tarafından temyiz edilip özel dairece bozulmasından sonra, "cezayı aleyhe değiştirme" yasağı gözetilmeden, hakaret suçu yönünden önceki hükümde taksitlendirme yapılmasına rağmen, bozma sonrası kurulan hükümde taksitlendirme yapılmayarak; tehdit suçu yönünden sanık hakkında önceki hükümde adli para cezasına hükmolunduğu gözetilmeden, incelemeye konu hükümde hapis cezasına karar verilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasında yer alan cezayı aleyhe değiştirme yasağına aykırı davranılması," hususu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hakaret suçundan kurulan hüküm fıkrasına “1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince cezayı aleyhe değiştirme yasağı nedeniyle, 6.080,00 TL adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince birer ay arayla 24 eşit taksitte ödenmesine" ibaresinin, tehdit suçundan kurulan hüküm fıkrasına ise “1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince cezayı aleyhe değiştirme yasağı nedeniyle, sanığın 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince birer ay arayla 24 eşit taksitte ödenmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.