SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
İçişleri Bakanlığı'nın, sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından açılan kamu davalarında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkında verilen hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanığın temyizi yönünden, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine, Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2019 tarihli ve 2019/411 Esas, 2019/383 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
1. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 3000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 20 eşit taksitte tahsiline,
2. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 62 inci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası, birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
1. İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri, şikâyetçi lehine vekâlet ücretine hükmolunmadığına ve resen belirlenecek nedenlere yöneliktir.
2. Sanığın temyiz sebepleri, görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlemediğine, hükmolunan adli para cezalarını yaşı nedeniyle çalışıp ödeyecek durumda olmadığına, cezaların daha önce ödediği adli para cezalarından mahsup edilmesi, ertelenmesi ve açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkindir.
Sanığın, alkollü araç kullanıp kaza yaptığı ve hakkında işlem yapılmasına engel olmak amacıyla katılan polis memuruna yönelik cebir eylemlerinde bulunarak atılı suçları işlediği, sanık savunması, katılan beyanları, tanık İ.C.A.'nın anlatımı, 05.11.2012 tarihli tutanak içeriği, Ceyhan Devlet Hastanesi'nin aynı tarihli raporunda sanığın 181,5 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi, 20.12.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
A. İçişleri Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Atılı suçlardan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığı'nın, davaya katılma ve 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmadığından, temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
1. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımı, 05.11.2012 tarihli tutanak, dosyada mevcut rapor içerikleri ve tüm dosya kapsamıyla atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi ve 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz" şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
A. İçişleri Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
1. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.