MAĞDURE: Güzin Güney
SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Mağdure vekilinin temyiz isteği yönünden; kovuşturma evresinde beyanının alındığı tarihte on yedi yaşı içinde olan mağdurenin sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında mağdureye yaşı nedeniyle atanan vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yönünden; sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2015 tarihli ve 2015/10 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucunda sanığın esrar içmesi ile kendinden geçen anne bir ablasının kızı olan mağdurenin yatar vaziyette kıyafetlerini çıkararak anal ve vajinal yoldan sürtünme şeklindeki eylemlerine uyan çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103/1,62. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Mağdurenin üvey babasının tanıklara mağdurenin iftirada bulunabileceğine ilişkin anlatımları nedeniyle dinlenmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığı, kabule göre de; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103/3. maddesinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin alınan raporu karşısında mağdurenin çelişkili beyanına itibar edilerek verilen mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kayden 14.07.1997 doğumlu olup kovuşturma evresinde Mahkemece ifadesinin alındığı 04.05.2015 tarihli duruşmada on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdurenin, olaydan dolayı şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi Mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Karşı Sanık Müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizleri Yönünden
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümde, mağdurenin dayısı olup üçüncü derece kan hısmı olan sanık hakkında belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103/3-c maddesi ile artırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş, anılan nedenle onama talep eden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2015 tarihli ve 2015/10 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Karşı Sanık Müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizleri Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2015 tarihli ve 2015/10 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.05.2024 tarihinde karar verildi.