İstinaf başvurusunun kabulüne
Taraflar arasındaki orman kadastrosundan kaynaklanan tapu iptal tescil davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu kabul edilerek, hüküm kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
taşınmazın tamamının orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla açılan tapu iptali tescil davasıdır.
Davacı ... İdaresi dava dilekçesi ile; Mersin ili Mut ilçesi ... Mahallesi 638 parsel sayılı taşınmazın tamamının kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığı iddiasıyla tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir. Davalılar taşınmaz içinde orman ağacının bulunmadığı, ormanla bir ilgisinin olmadığı savunmasıyla davanın reddini istemiştir.
Dava konusu yerde, tapulama çalışmaları 13.12.1977 tarihinde kesinleşmiştir. Aynı yerde; 6831 Sayılı Orman Kanunu'na göre Orman Kadastro çalışmaları ve 6831 sayılı Kanunu'nun 2/B maddesi uygulama çalışmaları 26.10.2007 tarihinde askı ilanına çıkarılmış, 27.04.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Yine dava konusu yerde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4999 sayılı Kanun) ile değişik 9 uncu maddesi kapsamında düzeltme çalışmaları yapılmış ve bu çalışmalar da 01.11.2013 tarihinde askı ilanına alınmış ve 01.12.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince (harcın tamamlanması hususunda) karar kaldırılarak dosya mahkemesine gönderilmiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu kabul edilerek, "davanın dosya içerisinde bulunan fen ve orman bilirkişisi raporlarına göre davaya konu taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro çalışmalarına göre tamamının orman alanı içinde kaldığı, buna göre dava konusu taşınmazın kesinleşen orman parseli içerisinde kaldığı, orman parseline ilişkin sınırlamaların davalı taşınmaz açısından da kesinleştiği, kesinleşmiş orman sınırlaması ve 2/B çalışması bulunan yerlerde, bir yerin orman olup olmadığının öncelikle orman kadastro harita ve tutanaklarının zemine uygulanması ile tespit edileceği, orman kadastro çalışmalarına açılmış bir itiraz davası da olmadığı buna göre davanın tümden kabulü gerekirken bilirkişinin taşınmazın tamamının orman olduğunu belirttikten sonra taşınmazın evveliyatını irdeleyen hatalı raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hüküm kaldırılmış, davanın kabulüne şeklinde yeniden hüküm kurulmuştur.
Verilen karar davalı ... vekili tarafından "dava konusu taşınmazda 22/a çalışması yapıldığından ada parsel numarası ve tapu bilgilerinin değiştiği, taşınmazın 198 ada 159,160 ve 58 parsel numaralarını aldığı, bir kısım davalının hisselerini davada taraf yapılmayan ... 'e sattığı, davada taraf teşkilinin sağlanmadığı, taşınmazın sınır komşularının 2/B'ye çıkarılarak vatandaşlara satılırken, 50 yıllık tapu maliklerinin tapularının iptal edilmesinin adaletsiz olacağı, taşınmazda yapılan orman kadastro tespitinin müvekkillerine tebliğ edilmediğinden, tespitin geçersiz olacağı" gerekçeleriyle verilen kararın bozulması istemiyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
112,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 315,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.