Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Karar başlığında sanıklardan İlker'in isminin Yaşar olarak yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanıkların üzerlerine atılı eylemlerin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte ve sanıklar lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 257/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlamasına iştirak suçunu oluşturacağı, anılan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını en son kesen 23/09/2010 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 03/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.