Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/371 Esas, 2015/89 Karar sayılı kararı ile bir market alışverişi sonrasında sanığın alışveriş poşetlerini, mağdur ve kardeşinin sanığın evine taşıdıkları ve bunun karşılığında sanığın mağdura 5,00 TL para verdiği, ertesi gün sanığın mağduru sokakta gördüğü ve mağduru evine çağırdığı, sanık tarafından mağdura bir ihtiyacı ve isteği olup olmadığının sorulduğu, mağdurun talebi üzerine sanık tarafından yine mağdura 3,00 TL para verildiği ve mağdurun sanığın elini öperek evden ayrıldığı, sömestr tatili sonrasında mağduru gören sanığın yine mağduru evine çağırdığı ve sanığın mağduru elbisesi üzerinden okşamak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, ertesi gün sanığın mağduru telefonla eve çağırdığı, tarafların evde bir süre oturdukları, daha sonra sanığın kendi pantolon ve külodu ile mağdurun pantolon ve külodunu çıkararak, mağduru kucağına oturttuğu, mağdurun rahatsız olması ve sanığı ittirmesi sonrasında sanığın eylemine devam etmediği, ''Bir şey yapmıyorum, sadece seni seviyorum'' şeklinde beyanda bulunduğu, daha sonra mağdurun pantolonunu çekerek evine gittiği, şeklinde kabul edilen olayda; sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Suçun sübuta ermediğine, mahkumiyet kararı verilecekse bile sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığına ve şartları oluşmadığından zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/371 Esas, 2015/89 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.