Sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, itiraz merci olan Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli 2015/322 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın incelendiği anlaşılmış ve bu nedenle temyiz incelemesi çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı yapılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR

1. Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2015 tarihli ve 2014/143 Esas, 2015/20 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında park içerisinde bulunan bankamatikte bekleyen mağdurenin omzundan çekerek göğsünü tutması şeklindeki eylemlerine uyan çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılan ve mağdurenin soyut iddiaları dışında delil elde edilemediğine, süpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı yerine verilen mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmayarak verilen mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Katılanların sanığın olay günü herhangi bir fiziksel temasının olmadığına ve şikayetlerinden vazgeçtiklerine dair 08.09.2019 kayıt tarihli dilekçeleri gözetilerek hükümden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 58-61 inci maddeleri ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarla ilgili 5237 sayılı Kanun'un 102-105 inci maddelerinde değişiklikler yapılması karşısında, aynı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" düzenlemesi nazara alınıp, lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği de gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede farklı gerekçe ile bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2015 tarihli ve 2014/143 Esas, 2015/20 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.05.2024 tarihinde karar verildi.