SUÇLAR: Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme,satma vb, sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyiz kapsamına göre; Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2015/368 Esas, 2016/294 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 9.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme,satma vb, suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; alt sınırdan ceza tayin edilmesine ve takdiri indirim maddesinin uygulanmasına ilişkindir.
1. Sanığın, katılan ... adına düzenlenen ancak üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ve aslı ele geçirilemeyen nüfus cüzdanıyla 02.03.2015 tarihinde katılan TEB Bankası Adapazarı Şubesine müracaat ederek 5.500,00 TL bedelli ihtiyaç kredisi ve 1.000,00 TL limitli kredi kartı aldığı, katılan banka tarafından düzenlenen kredi ve kredi kartı evrakını katılan ... adına sahte olarak imzaladığı, almış olduğu kredi kartıyla 03.03.2015 tarihinde Şube ATM'sinden 500,00 TL çektiği 08.03.2015 tarihinde 250,00 TL ve 12.03.2015 tarihinde ise 200,00 TL lik harcamalar yaptığı anlaşılmıştır.
2. Mahkeme tarafından sanığın ikrar içeren savunması, katılanların beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme,satma vb, sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
A. Banka veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık, Başkalarına Ait Banka Hesaplarıyla İlişkilendirilerek Sahte Banka veya Kredi Kartı Üretme, Satma vb, Sahte Banka veya Kredi Kartı Kullanmak Suretiyle Yarar Sağlama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçu bakımından gerekçeli karar başlığında 02.03.2015 şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin 12.03.2015 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli ve 2014/847 Esas, 2016/128 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması hâlinde ise tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınarak somut olay incelendiğinde; sanığın 02.03.2015 tarihinde katılan ... adına düzenlenen ancak aslı ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanıyla katılan TEB Bankası Adapazarı Şubesine başvurarak özel belge niteliğindeki ihtiyaç kredisi ve kredi kartıyla ilgili evrakı katılan ... adına imzaladığı, 03.03.2015 tarihinde ise aynı nüfus cüzdanıyla Yapı Kredi Bankası Sakarya Şubesine başvurarak ihtiyaç kredisi başvuru evraklarını katılan ... adına imzaladığı, sanık hakkında Yapı Kredi Bankasına yönelik eylemi nedeniyle özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün ise temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla; sanığın katılan TEB Bankası Adapazarı Şubesi ve Yapı Kredi Bankası Sakarya Şubesine yönelik eylemlerinin kül halinde zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eksik inceleme sonucu özel belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Banka veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık, Başkalarına Ait Banka Hesaplarıyla İlişkilendirilerek Sahte Banka veya Kredi Kartı Üretme, Satma vb, Sahte Banka veya Kredi Kartı Kullanmak Suretiyle Yarar Sağlama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2015/368 Esas, 2016/294 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2015/368 Esas, 2016/294 Karar sayılı kararırına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.