Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/14 Esas, 2016/537 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Sivas Açık Ceza İnfaz Kurumundan salıverilen ve denetim planı uyarınca elektronik kelepçe takılan sanığın, kendisine takılan verici cihazı (kelepçe) geri teslim etmemesi üzerine yapılan tahkikat neticesinde, alınan savunmasında kelepçeyi görevlilere teslim etmediğini, mahalle üzerinde bir briket arasına koyduğunu ve tekrar geri gittiğinde yerinde olmadığını beyan ettiğinden bahisle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.

Sanığa yüklenen ve sübutu kabul edilen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 152 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan kamu kurumuna ait mala zarar verme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/14 Esas, 2016/537 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, değişik gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2024 tarihinde karar verildi.