SUÇLAR: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 Tarihli ve 2015/261 Esas, 2016/240 Karar Sayılı Kararı ile

1.Sanık ... hakkında; a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 52,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 78.060,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,

2.Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,

Karar verilmiştir.

1.Sanık ...'un temyiz isteği; atılı suçların yasal unsurları itibarıyla oluşmadığına, suçları işlemediğine, hakkında yeterli delil yokken mahkumiyet hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

2.Katılan vekilinin temyiz isteği, sanıklar ... ve ... hakkında verilen kararların ve sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına karşın vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Katılanlar ve müştekilere ait olan müşteri çekleri ya da boş çek koçanlarının farklı tarihlerde çalındığı, bu çekleri bir şekilde ele geçiren sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'in, eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek söz konusu çekleri sahteleştirip ... Faktoring isimli şirkete ibraz ettikleri ve bu şirket tarafından temyiz dışı sanık ...'in hesabına 39.055,00 TL para yatırıldığı, sanıkların birlikte bankaya giderek söz konusu parayı çektiklerinin iddia edildiği olayla ilgili olarak açılan kamu davasında; sanık ... savunmalarında suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş ise de; katılan şirkete çeklerin sanık ... ve temyiz dışı sanık ... tarafından birlikte ibraz edildiği ve paranın çekilmesinde de bu iki sanığın birlikte bankaya gittiği, sanıkların savunmaları, katılanların beyanları ve tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığından, atılı suçların işlendiği kabulü ile sanık ... hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuş, sanıklar ... ve ...'nın ise eylemlere iştirak ettiğine dair delil bulunmadığı gerekçesi ile haklarında temyize konu beraat hükümleri kurulmuştur.

A.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Katılan vekilinin temyiz isteminin vekalet ücretine hasren ve sanığın temyiz isteminin ise kararın esasına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülen; karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 Tarihli ve 2015/261 Esas, 2016/240 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 Tarihli ve 2015/261 Esas, 2016/240 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.600,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2024 tarihinde karar verildi.