HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2013 tarihli ve 2013/100 Esas, 2013/593 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına (ayrıca sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin tatbikine) karar verilmiştir.
2. Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2013 tarihli ve 2013/100 Esas, 2013/593 Karar sayılı kararının sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmeleri üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 15.06.2017 tarihli ve 2017/7121 Esas ve 2017/15400 Karar sayılı kararı ile ağır ceza görevsizlik kararı verilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2017 tarihli ve 2017/7121 Esas, 2017/15400 Karar sayılı kararı ile Mersin Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.09.2012 tarihli ve 2017/382 Esas, 2018/49 Karar sayılı kararı ile Eskişehir Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine yetkisizlik kararı verilmiştir.
5. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli ve 2018/356 Esas, 2018/600 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına (ayrıca sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin tatbikine) karar verilmiştir.
1.Sanık ...'ın temyiz isteği; herhangi bir neden belirtilmeden karar temyiz edilmiş.
2. Sanık ...'in temyiz isteği; herhangi bir neden belirtilmeden karar temyiz edilmiş.
3. Sanık ...'ın temyiz isteği; suçun sübut bulmadığına, alt sınırdan ayrılma ve zincirleme suç hükümleri yönünden gerekçe gösterilmeden fazla ceza tayinine ve savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
Sanıkların, aynı eylem ve fikir birliği içinde hareket ettikleri, bu kapsamda suç tarihinden önce sanık ...'in iş yerinde dolandırıcılık suçundan elde edecekleri paraya ulaşmak amacıyla sanık ...'a Yapı Kredi Bankasında hesap açtırdıkları, 04.09.2012 tarihinde katılanın kullandığı aradıkları, katılana Garanti Bankasından adına 10 milyar kredi çekildiğini, yakınında ki bankaları ve üzerindeki kartların hangi bankaya ait olduğunu sorduğu, katılanın cevabı üzerine katılanı Garanti Bankası ATM'sine yönlendirdiği, burada sanık ...'a ait hesaba 4.000,00 TL ve yine telefonda verdiği T.C.kimlik ve telefon numaraları ile 930,00 TL daha havale yapmasını sağlayarak toplam 4.930,00 TL menfaat temin ettikleri iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, sanıklar savunması, katılan beyanları, bozma öncesi alınan alınan bilirkişi raporu, olay tutanakları içeriği ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilmek ve bozma kararlarına uymak suretiyle sanıkların üzerlerine atılı dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
A. Sanıklar ... ile ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Sanıklar Abdulselam ile Yusuf'un ikrar içeren savunmaları, sanık ...'ın tevil yollu ikrarı, katılan beyanları, sanıkların iletişim halinde olduğuna yönelik bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından suçun sübutunun sabit olduğu; sanık ... hakkında yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile takdiren ve teşdiden tayin edilen hapis ve adli para cezası miktarında bir isabetsizlik görülmediği, zincirleme suç hükümlerinin kararda uygulanmadığı ve sanığın üzerine atılı suçun alt sınırının 5 yılın altında kalması sebebiyle zorunlu müdafii atanmasının zorunlu olmadığı anlaşılmakla, sanık ...'ın suçun sübut bulmadığına, alt sınırdan ayrılma ve zincirleme suç hükümleri yönünden gerekçe gösterilmeden fazla ceza tayinine ve savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların düzelterek onama sebebi dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması sırasında tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmü olmasına rağmen, hangisinin tekerrüre esas teşkil ettiğinin belirtilmemiş olması hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
A. Sanıklar ... ile ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli ve 2018/356 Esas, 2018/600 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli ve 2018/356 Esas, 2018/600 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği hükmün, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine "Sanığın, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/86 Esas, 2011/368 Karar sayılı kararında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen 3 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.