HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/177 Esas, 2016/266 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında çocuğun soybağını değiştirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

Sanık ...'ın temyiz istemi; yeterli delil bulunmamasına rağmen şüphe ile lehe hükümler uygulanmadan verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
Sanık ...'ın temyiz istemi; ailevi ve maddi sıkıntıları nedeniyle verilen para cezasının kendisi için çok ağır sonuçları olacağından verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.

Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına sanığın itirazı üzerine Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 19/08/2016 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiş olduğu ancak mahkemesince yeniden karar verilmediği anlaşılmakla sanık hakkında mahkemesince her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Suç tarihinin, çocuğun nüfusa tescil tarihi olan 10.05.1999 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 445 inci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 5 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 10.05.1999 olan suç tarihinden 09.03.2016 olan iddianame tarihine kadar, 5 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ve düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/177 Esas, 2016/266 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2024 tarihinde karar verildi.