Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı yan dava dilekçesinde, davalıların kendisine ait olan ... İlçesi, ... Mahallesi 104 parsel sayılı arsa vasfındaki taşınmazını hiçbir hakları olmamasına rağmen kullanmak sureti ile tecavüz ettiklerini, uyarmasına rağmen tecavüzün devam ettiğini ileri sürülerek müdahalenin men’ini istenmiş, Mahkemece;davanın, davalılardan İsmail Arslantaş yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden ise reddine dair verilen karar, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçeli kararın davalılardan ...’a 10.06.2016 tarihinde tebliğ edildiği, yasal 15 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra, davalı vekili tarafından 30.06.2016 tarihinde temyiz dilekçesinin havalesinin yapıldığı ve temyiz harcının yatırıldığı görülmüştür.
Bu durumda 10.06.2016 tarihinden itibaren temyiz tarihi olan 30.06.2016 tarihine kadar 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 432. maddesinde öngörülen 15 günlük temyiz süresi sona ermiş bulunduğundan, 01.06.1990 tarihli ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir

Davalılardan ...’ın temyiz dilekçesinin yukarıda gösterilen sebeplerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.