İstinaf başvurunun esastan reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Orman İdaresi vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde; Balıkesir ili Bigadiç ilçesi Kozpınar Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-1 inci maddesi hükümlerine göre sayısallaştırma çalışması yapıldığını, yapılan çalışmaların sonucunun 24.12.2020 ila 22.01.2021 tarihleri arasında ilan edildiğini, yörede 1969-70 yıllarında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre seri bazında çalışmaların 12 nolu Orman Tahdit Komisyonu'nca, aynı Kanun'un 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 2/B madde uygulamasının ise 85 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 1991 yılında yapıldığını, Kozpınar Mahallesinde 1988 yılında arazi kadastrosu yapıldığını, davaya konu eski 820, yeni 113 ada 1 parselin Yaylayurt Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığı halde yapılan sayısallaştırma çalışmalarında orman vasfı ile tescil edilmediğini, söz konusu taşınmazın hem kesinleşen orman kadastrosuna göre hem de fiili durumu itibariyle orman olduğunu, sayısallaştırma çalışmalarının usulüne uygun yapılmadığından itiraz ettiklerini belirterek, 3402 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesi uyarınca yapılan çalışmaların iptaline, sayısallaştırmanın kesinleşmiş orman kadastro sınırları ile uyumlu hale getirilerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, fen ve harita bilirkişi tespitine göre ilk tesis kadastro parselleri ile sayısallaştırma sonucu oluşan parsellerin ölçekleri eşitlenerek paftasında çakıştırıldığı, tapu yüzölçümleri ile sayısallaştırma yüzölçümleri arasındaki farkın hesaplama tekniği ve teknoloji farklılığından kaynaklandığı, kadastro çalışmasının mevzuata uygun yapıldığı, orman bilirkişi tespitinde yerin orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de dava konusu taşınmazın 1987 yılında yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edilip, tapulama tutanağının 12.02.1988 tarihinde kesinleştiği, orman sınırlarının tespitine ilişkin orman kadastrosu çalışmalarının ise tesis kadastrosundan sonra 1991 yılında yapıldığı, kesinleşen tutanak uyarınca sicil oluşan taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıkların Kadastro Mahkemelerinin görev ve yetki kapsamı dışında kaldığı, uyuşmazlık konusu yere ilişkin vasıf tayini ve mülkiyet tartışmasının sayısallaştırmaya itiraz davasında görülemeyeceği hususu da gözetilerek davacının mülkiyete yönelik iddiası yönünden davanın tefrikine, sayısallaştırmaya itiraza yönelik davanın askı ilan süresi içinde ikame edildiği, bununla birlikte davalının hak düşürücü süreye ilişkin itirazının ise mülkiyet iddiasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleri ile davacının kadastro sayısallaştırma işlemine yönelik talebi yönünden davanın reddine, dava konusu 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi 603,43 m2 yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline, Kadastro Müdürlüğünün davada taraf sıfatı olmadığından kendisine karşı açılmış olan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, çekişmeli eski 820, yeni 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yörede 1987 yılında yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edildiği ve halen gerçek kişi davalılar adına tapuya kayıtlı olduğu, mahallinde yapılan keşif ve uygulama, yöntemine uygun şekilde teknik verilere dayalı olarak düzenlenen teknik bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesi gereğince yapılan sayısallaştırma çalışmalarında sayısallaştırma sınırlarının tapulama evraklarına uygun olarak belirlendiği, raporda herhangi bir tersimat, ölçü, sınırlandırma ve hesaplama hatasına rastlanılmadığının bildirildiği, sonuç olarak sayısallaştırma çalışmasının doğru olarak yapıldığı ve sayısallaştırmaya yönelik itirazların yerinde olmadığı, mülkiyet ihtilafı yönünden ise Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Davacı Orman İdaresi vekili, Kadastro Müdürlüğünün hasım olarak gösterilebileceğine ilişkin Yargıtay kararı bulunduğunu, çekişmeli taşınmazın orman vasfında olduğunu, sayısallaştırma çalışmasının usulüne uygun yapılmadığını, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.