İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 767 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde taşınmazın tamamının Orman sınırları içerisinde bulunduğuna dair şerh bulunduğunu, taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) çalışmaları ile ... Devlet Orman sınırları içerisine alındığını ve çalışmanın kesinleştiğini belirterek, 767 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tescilini, karar kesinleşinceye kadar tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerin orman olmadığının belirlendiğini, arsa ve tarla olarak davalıların miras bırakanı adına tesciline ilişkin kesinleşmiş mahkeme ilamının gerek davacı İdare ve gerekse Hazine yönünden de bağlayıcı olduğunu, artık taşınmazın orman olduğu iddiası ile tapu iptali ve tescili davası açılamayacağını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davaya konu taşınmazın yer aldığı tarlanın ... Devlet Ormanı olarak 1943 yılında 3116 sayılı Kanuna göre sınırlandırılmış olup, yapılan bu sınırlandırılmaya göre parselin tamamının orman sayılan yerler içerisinde kaldığı ve ... Mahallesindeki ilk tesis kadastrosunun 1973 yılında yapıldığı tespit edilmiştir. Orman olarak sınırlandırma işlemi 1943 yılında yapılmış ardından ilk kadastro tesis işlemi de 1973 yılında yapılmıştır. İlk yapılan orman tahdit hattı sınırları belirlenmiş ve 767 parsel sayılı taşınmazın tamamı bu sınırlar içerisinde kaldığı dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Bundan dolayı açılan dava kabul edilerek 767 parsel sayılı taşınmazın tamamı orman sınırları içerisinde kaldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün, davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı iddiasıyla tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ise de, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Tebliğat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6099 sayılı Kanun) 16 ncı maddesiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) eklenen 36/A maddesi, "Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz” hükmünü; 17. maddesi ile eklenen Geçici 11 inci maddesi ise, "Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır” hükmünü içermekte olup, anılan Kanun hükümlerine aykırı şekilde Orman İdaresinin açtığı dava nedeniyle davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir.
Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle; davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) ve (3) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine; "Davacı ... İdaresi 7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan davacı ... İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, peşin olarak alınan harcın istek halinde davacıya iadesine," ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine; "Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına" ibaresinin yazılmasına, yine hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine; "3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve Geçici 11 inci maddeleri gereğince davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" ibarelerinin yazılmasına ve hüküm numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.