Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.02.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Davacı, 3 parsel sayılı taşınmaz maliki "..."un baba adının "...", soyadının da "..." olduğunu ileri sürerek, kayıt malikinin baba adı ve soyadının tapu kaydına yazılmasını talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü taraflar temyiz etmişlerdir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Dava, tapu kaydında isim düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet ... sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Tapu kaydında isim düzeltim davalarında hatalı ya da eksik yazılan kayıtların düzeltilmesi istendiği için belirli bir dava değerinin gösterilmesi de gerekmemektedir. Harçlar Kanununun 16. maddesi uyarınca nispi harç alınmasını zorunlu kılacak bir değer ölçüsü bulunmadığından da maktu karar harcına hükmetmek gerekir.Somut olayda; mahkemece dava konusu taşınmazın değeri belirlenerek bu değer üzerinden nispi harca hükmedilmiştir. Nispi karar harcına hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı zorunlu kılmadığından HUMK'nun 438/VII. maddesi gereğince kararın hüküm fıkrası düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2.bendinin hükümden çıkartılarak yerine 2.bent olarak "Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına" cümlesinin eklenmesine, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıran davacı davacı tarafa iadesine, 22.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.