Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.10.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_KARAR_
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,davanın kısmen kabulü ile 1618 ile 1619 parseller arasındaki 14.10.2010 tarihli fen bilirkişisinin düzenlemiş olduğu krokide kırmızı renkle gösterilen 9,11m ve 5,28m olmak üzere toplam 14,39m'lik kısımda davalı ... tarafından sınır işaretlerini ortadan kaldırmak,sınırı belirsiz hale getirmek suretiyle gerçekleşen vaki müdahalenin önlenmesine, merdiven, çöp, evsel atık, ağaç kazık, beton yönünden açılan davanın reddine, davalılardan ... yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacı, kayden maliki olduğu 1618 parsel sayılı taşınmazının kadastroda tespit edilen sınırına dikilen işaretlerin davalılarca ortadan kaldırılarak sınırının bozulduğunu, taşınmazına merdiven yapıldığını,beton döküldüğünü ve evsel atık atıldığını belirterek davalıların müdahalesinin önlenmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonunda düzenlenen 14.10.2010 tarihli fen bilirkişi raporunun incelenmesinde;krokide kırmızı renkle gösterilen “a,b ve c”harfli yerlerin 1618 sayılı parsel içinde kaldığını “a”nın 1619 parsele ulaşmak için beton dökülen yer olup,tecavüz miktarının 1,82 m2, “b”nin betona ekli dört adet basamak olup tecavüz miktarının 2,37 m2 “c”nin kadastro sınırı ile mevcut sınır arasında kalan alan olup, tecavüz miktarının 70,29m2 olduğu bildirilmiştir.Keşifte dinlenen yerel bilirkişiler betonun davalı ... tarafından döküldüğünü, merdivenlerin ise tarafların babası dava dışı ... ... tarafından çok eskiden yapıldığını beyan etmişlerdir. Ayrıca davalının sınırı bozduktan sonra davacı parselinin 70,29m2'lik kısmını kendi kullandığı taşınmaza dahil ederek yeni sınır oluşturduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece yapılacak iş,davalı ...'ın davacının taşınmazına yaptığı 1,82m2'lik beton dökülen yerden ve sınır bozularak işgal edilen 70,29m2'lik yerden müdahalesinin önlenmesine karar vermek olmalıdır.Davalının müdehalesi olduğu anlaşılan bu hususlarda davanın kabulüne karar vermek gerekirken hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.9.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.