İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
1.5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2018/194 Esas, 2018/894 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2019/165 Esas, 2019/1505 Karar sayılı kararı ile sanığın sorgusunun bizzat mahkemesince yapılması gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.09.2020 tarihli ve 2019/629 Esas, 2020/517 Karar sayılı kararı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2019/165 Esas, 2019/1505 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, aynı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,
2. Sanık müdafii olan Av. ...'a duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmediği halde, ilk derece mahkemesince sanığın mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, istem gibi BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.