İstinaf başvurusunun esastan reddi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2018/4759 Esas 2019/216 sayılı bozma kararı üzerine;

1. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi 16.11.2021 gün ve 2019/791 Esas 2021/1075 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Sanığın örgütün amaçlarını gerçekleştirme amacı gütmediğine,

2.Örgüt üyeliğinin şartlarının sanık bazında gerçekleşmediğine,

3.Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,

Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi 16.11.2021 gün ve 2019/791 Esas 2021/1075 sayılı kararı ile "Sanığın, Yargıtay 16.C.D. nin 24.04.2017 tarih 2015/3 Esas 2017/3 sayılı ilk derece kararında açıklandığı üzere; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan iletişim ağı ByLock’u; 0545 350 23 23 numaralı hat ile ByLock IP'lerine 4314 defa bağlantı kurduğu, dosya içerisinde mevcut Tespit ve Değerlendirme tutanağına göre; "ahmed2323" kullanıcı adı, "76996" ID ve "barla2323" şifre ile kullandığı, sanığın oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock'u örgütsel amaçla yoğun olarak kullandığı, dairemizce alınan bilirkişi raporuna göre de HTS ve CGNAT kayıtlarının da birbiriyle uyumlu olduğunun belirlendiği, ... isimli şahsa ait 10.01.2017 tarihli ifadesinde; "...Mesut'un benim bulunduğum büyük bölgedeki ilgilendiği örgüt elemanı ifademde belirttiğim ...'dir. ... Fırat Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümü 2014 mezunudur...." şeklinde beyanda bulunduğu, Huzeyfe Yurt'un kollukça yaptırılan teşhis tutanağında; "...'i BBÜM (Büyük Bölge Üniversite Mezunu) olduğunu ve BBÖM'nin görevini Bölgedeki Örgüt Evlerindeki çetele olarak tabir edilen ne kadar kitap okunduğu, namaz kılması vb. kayıtların tutulduğu, listelerden sorumlu olduğunu, kendisinin de burada BÜM (Bölge Üniversite Mezunu) bu sebeple bu işleyişi bildiğini, ev abilerinden çetele alıp BBÜM olan ...'e teslim ettiğini" beyan ettiği, aynı şekilde kollukta müdafii huzurunda şüpheli olarak alınan beyanında; kaldığı evin BTM'sinin Ahmet kod adlı ... isimli şahsın olduğunu, bu şahsın sonrasında BBTM olarak görev aldığını, il genelinde de sorumluluk aldığını hatırladığını beyan ettiği, sanığın örgüte ait toplantılara katıldığı ve örgüt içerisinde "Ahmet" kod adı ile kodlandırıldığı, sanığın Fırat Akademi isimli Üniversite bünyesinde kurulan örgüte ait yapılanmaya dahil olduğu, bu yapı içerisinde Büyük Bölge Talebe Mesulü (BBTM) olarak faaliyet yürüttüğü anlaşılmakla, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ kurup bu örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyetlerini ve eylemlerini benimsediği, örgütün amaçları doğrultusunda hareket ettiği böylece üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek, sanığın örgüt içinde Ahmet kod adını kullanarak, BBTM olarak faaliyet yürütmesi, örgütsel konumu ve suçun konusunun önem ve değeri gözetilerek takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılarak TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62 nci maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının ve dosya sanığı ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması, tüm bu şahıslar ile beyanlarının okunmasıyla yetinilen tanıklar ... ile Huzeyfe Yurt ile sanığa ilişkin ifade ve teşhisleri temyiz aşamasında dosyaya gelen tanıkların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenmeleri ile tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi 16.11.2021 gün ve 2019/791 Esas 2021/1075 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.10.2024 tarihinde karar verildi.