İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki mera komisyon kararına itiraz, mera sicil kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Orman İdaresi vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) Ek 5 inci maddesi uyarınca orman kadastrosunun yapıldığı, 236 ada 1 parselin orman niteliği ile Hazine adına tespit edildiği, 22.08.2015-21.09.2015 tarihleri arasında ilan edildiği, daha sonra 2016 yılında 125 nolu orman kadastro komisyonunca 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca orman kadastrosu ve 2/B uygulamasının yapıldığı, ayrıca Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesinde ise 3402 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesi uyarınca orman kadastrosu kadastrosunun yapıldığı, 187 ada 1 ve 188 ada 1 parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tespit edildikleri, 22.08.2015-21.09.2015 tarihleri arasında ilan edildiği anlaşılmaktadır.

Davacı vekili (Çubuk Kadastro Mahkemesine sunduğu) dava dilekçesinde, Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesinde 4342 sayılı Mera Kanunu hükümleri uyarınca yapılan mera tespit, tahdit ve tahsis çalışmaları sırasında M-1 rumuzlu 197.677,76 metrekare yüzölçümlü taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, ancak taşınmazın bir bölümünün ... Mahallesinde bir kesiminin ise ... Mahallesinde kaldığını, ... Mahallesinde kalan kesimin 125 nolu orman kadastro komisyonunca 2016 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman sayılmayan alan olarak belirlendiğini, ... Mahallesinde kalan bölümün ise 3402 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu sırasında orman olarak tespit edilen 187 ada 1 parsel içinde kaldığını ileri sürerek mera tespit ve tahdit işleminin iptal edilip mera olarak belirlenen alanın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiş, davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.

Çubuk Kadastro Mahkemesinin 2017/10 Esas 2017/16 Karar sayılı kararı ile, dava konusu alanda güncel kadastro çalışması bulunmadığı, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 13/5nci maddesinde, mera komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, tarafların istinaf etmemesi üzerine 14.11.2017 tarihinde kesinleşmekle, dosya görevli Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

Dava, mera komisyon kararına itiraz, mera sicil kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın tamamı üzerinde orman örtüsü bulunmadığından taşınmazın eylemli orman vasfında bulunmadığı ve tapu kaydında belirtilen niteliğinin fiili durumla örtüştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ... Mera İl Komisyonunca mera olarak tespiti yapılan M-1 rumuzlu taşınmazın ... Mahallesinde kalan kesimine ilişkin mera tespit işleminin ... İl Mera Komisyonunun 07.10.2016 tarih 2016/18 sayılı kararıyla iptal edildiği ve 187 ada 1 parsel numarasıyla orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilinin yapıldığı, bu durumda davacının istinaf isteğinin M-1 rumuzlu taşınmazın ... Mahallesinde kalan ve idari yoldan mera sicil kaydı oluşturulan 246 ada 1 parsele yönelik olduğunun anlaşıldığı, orman kadastrosu yapılmayan veya yapılıpta henüz kesinleşmeyen yerlerde bir yerin orman niteliği ve hukuki durumu 3116,4785,5658 ve 6831 sayılı Kanun hükümleri gözetilerek en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları, amenajman planı uygulanmak, taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü incelenmek ve konumu itibariyle değerlendirme yapılmak suretiyle belirlenmekte olduğu, somut olayda; ... Mahallesinde yapılan orman kadastrosu dava tarihi itibariyle kesinleşmediği, uzman orman, fen ve ziraat bilirkişi kurulu tarafından 1950 tarihli hava fotoğrafına, 1955 ve 1992 tarihli memleket haritalarına dayalı olarak yapılan inceleme, araştırma ve uygulama sonucunda istinaf incelemesine konu 187 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, üzerinde orman ağaçlarının bulunmadığı, mera niteliğinde olduğu belirlendiği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi ve davalı Hazine vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

1. Hazine Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki ( 6100 sayılı Kanun) yeni düzenleme ile getirilen istinaf yolu, İlk Derece Mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur. İstinaf yolu uygulamasında, İlk Derece Mahkemesi kararından sonra, karar önce istinaf denetimine tâbi tutulmakta, istinaf denetiminden sonra temyiz yolu açıksa temyize başvurulmaktadır. Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle yargılama üç aşamalı hale gelmiştir. Önce İlk Derece Mahkemesinde, ilk derece yargılaması yapılarak karar verilmekte, ardından Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesi ile vakıa ve hukukilik denetimi yapılmakta, son olarak da Yargıtay’da temyiz incelemesine gidilmektedir. Yeni sistemde temyiz edilen karar İlk Derece Mahkemesinin kararı değil, Bölge Adliye Mahkemesinin kararıdır. Artık İlk Derece Mahkemesi kararının doğrudan temyiz edilmesi mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmaması halinde karar kesinleşmektedir. 6100 sayılı Kanundaki yargılama sitemine göre, İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararlarına karşı öncelikle istinaf yoluna başvurulmalıdır. Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu üzerine, tarafın istinaf başvurusunun usulden / esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırarak yeniden hüküm kurulabilir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeni karar verilmesi halinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Taraflardan birisinin İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmaması halinde kamu düzenine aykırılık yok ise diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. Karşı tarafın istinafı üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının değiştirilmemesi halinde, istinaf etmeyenin temyize başvurması usulü müktesep hak ilkesine aykırı olacaktır. Zira, istinaf mahkemesine götürülmeyen bir kararın temyiz incelemesi söz konusu olamaz. Dolayısıyla tarafların istinaf incelemesinin kapsamı dışında bıraktığı hususlar, kendiliğinden temyiz incelemesinin de kapsamı dışında bırakılmış sayılır.

Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı Hazine vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Orman İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

(1) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... İdaresi vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi