Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 04.03.2020 tarihli ve 2019/4536 Esas, 2020/1712 Karar sayılı bozma kararı üzerine;

1. Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2020/117 Esas, 2022/88 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.05.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; atılı suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığına, isnat edilen eylemlerle ilgili somut bir delilin dosyada yer almamasına ve sair sebeplere ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre;

ByLock kullanıcısı olmayan, kod ismi kullanmayan bu anlamda örgütün hiyerarşik yapısına girdiği tam olarak ortaya konamayan sanığa dosya kapsamındaki eylemlerinin örgüt üyeliği açısından gerekli olan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içermemesi karşısında, cezalandırılmaya yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2020/117 Esas, 2022/88 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.10.2024 tarihinde karar verildi.