B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

1-Dairemizin 29.06.2021 tarihli ve 2021/12650 Esas, 2021/13111 Karar sayılı kararında suça konu motosikletin alındığı yerin araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğine ilişkin bozma kararı verildiği, bozma ilâmı sonrasında ise araştırma yapmadan "söz konusu yerin evin eklentisi olup olmadığı belli olmadığından eylemin TCK'nın 142/1-e kapsamında kaldığı" gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesi,

2-Sanığın adli sicil kaydında yer alan, İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2014/744 Esas, 2015/295 Karar sayılı 25.06.2018 kesinleşme tarihli ilâmının kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olduğu, suç tarihinden sonra kesinleşen hükümlülüklerin tekerrüre esas alınamayacağı ancak adli sicil kaydında yazılı olan İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2014 tarihinde kesinleşen 2014/481 Esas, 2014/633 Karar sayılı mahkûmiyet kararının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.