CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın, 2005 yılında “... Sigorta” isimli işyerinde çalıştığı sırada sanığın da aynı işhanında muhasebe bürosu işlettiği, bu sırada sanığın sık sık katılanın çalıştığı işyerine geldiği ve kendilerine müşteri getireceğini söylediği, 2006 yılında katılanın çalıştığı şirketin işlerinin bozulması nedeni ile işten ayrılacağı esnada sanığın katılana sohbetleri sırasında kendisini “... Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesi” olarak tanıttığı ve kendisine iş bulacağı vaadinde bulunduğu, bu nedenle katılanın sanığa farklı tarihlerde 5.000.TL verdiği, sanığın süreç içerisinde katılanla Büyükşehir Belediyesi ve birimlerinde buluşarak ve ayrıca yanında ... Büyükşehir Belediye Başkanı ... ile telefon görüşmesi yaptığı izlenimini uyandırarak katılana güven telkin ettiği, katılanın işe girmediği gibi sanığın damadı tarafından 50.000 TL'lik senet icra takibine konulduktan sonra katılanın sanık hakkında şikayetçi olduğu, bu surette sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda,
Sanığın suçtan kurtulmaya yönelik soyut savunmaları, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları, tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamı itibariyle; sanığın olay tarihinde belirli bir makam sahibinden bahsederek ve o kişiyi tanıdığını söyleyerek katılanı işe sokacağından bahisle farklı tarihlerde haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla, sanığın sübut bulan eylemi karşısında, zincirleme şekilde TCK’nın 158/2 maddesinden mahkumiyeti yerine yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 02/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.