Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Katılan vekili 13.06.2016 ve 29.06.2016 tarihli temyiz dilekçelerinde belirttiği sebeplerle hükmün bozulması talebinde bulunmuştur.
Sanığın iki katlı taşınmazının üzerine imar ruhsat ve eklerine aykırı olarak ilave kaçak kat yaptığı ve böylelikle üzerine atılı suçu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; Yerel Mahkemece söz konusu aykırılığın bina vasfında olmasına rağmen 12.10.2004 tarihinden önce yapılmış olması sebebiyle beraat kararı verilmiştir.
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde; sanık savunması, katılan kurum beyanı, yapı tatil zaptı, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre Mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz isteğinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.