Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22.10.2018 tarih, 2018/403 Esas, 2018/668 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmü kaldırılarak, görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteğinin; verilen cezayı adil bulmadığına, daha önce hakkında beraat kararı verilmesine karşın kararın kaldırılarak mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle cezayı kabul etmediğine, yapılan bu haksızlığa itiraz ettiğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Erzurum E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda İnfaz ve Koruma Başmemuru olarak görev yapan katılanın olay günü kurumda hükümlü olarak bulunan sanığa gönderilen kargodan çıkan kıyafetlerdeki yapışkanlı bantları ve etiketleri kuruma girmesi yasak olan eşya bulunup bulunmadığını anlayabilmek için sökmeye başlaması üzerine katılana yönelik "Ne biçim arama yapıyorsun etiketleri niye çıkardın beğenmezsen değiştireceğim bunları." diyerek katılanı ittirdiği katılanın bunları yapmadan arama yapamayacağını, kendisine müdahale edemeyeceğini söylemesi üzerine ise eliyle göğsünden iteklediği ve koliden çıkan kartonları ve etiketleri katılanın üzerine attığı iddiasıyla sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılan davada, sanığın olay sırasında çamaşırlarının etiketini koparan infaz koruma memurunu ittirmek şeklindeki eylemin birçok infaz koruma memurunun bulunduğu ortamda görevi yapmaya engel teşkil edecek boyutta ve kabiliyette bir eylem olmadığından sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dosyada mevcut 12.12.2016 tarihli tutanak içeriği, katılanın aşamalardaki beyanları ve aşamalarda dinlenilen tanık H.K.'nın anlatımlarına göre sanığın katılanın görevini yapmasına engel olmak amacıyla onu ittirmek suretiyle cebir kullanmaktan ibaret eylemiyle atılı görevi yaptırmak için direnme suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.

A. Sanığın Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanığın sabıkasında kasıtlı suçtan mahkumiyetlerinin bulunması ve suça meyilli kişiliği nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 50 nci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, aşağıdaki bozma sebebi dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,

1. Olay tarihinde infaz koruma baş memuru olan katılanın, hükümlü olarak bulunan sanığa gönderilen kargodan çıkan kıyafetlerdeki yapışkanlı bantları ve etiketleri sökmesi nedeniyle gerçekleştiği kabul edilen olayda, bu eylemlerin katılanın görevi kapsamında bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

2. Kabule göre de,
Sanığın aşamalardaki savunmalarında, kargodan çıkan kıyafetlerindeki etiketlerin katılan tarafından sökülmesi üzerine çamaşırların kendisine gelmemesi üzerine değiştireceğini, etiket olmayınca değiştirme işlemi yapamayacağını söylemesi üzerine aralarında tartışma çıktığı şeklinde savunmada bulunmuş olması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.