İNCELEME KONUSU
Mahkûmiyet
Siirt 3. Asliye Mahkemesinin, 07.09.2018 tarihli ve 2018/227 Esas, 2018/91 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin, 02.10.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.11.2020 tarihli ve 94660652-105-56-12007-2020-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2021 tarihli ve KYB - 2021/1144 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle,
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2021 tarihli ve KYB - 2021/1144 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer nitelikte bir olay nedeniyle Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 14.07.2020 tarihli ve 2020/11559 Esas, 2020/9683 Karar sayılı ilamında ''Dosya içerisinde sanığa ait olan Çorlu Askeri Hastanesinin 07.12.2007 tarihli Sağlık Kurulu raporunda ''İleri derecede antisosyal kişilik bozukluğu'' teşhisiyle askerliğe elverişli değildir.'' tespiti karşısında, sanığın suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nin 32 nci maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının, suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olup olmadığının veya önemli derecede azalma olup olmadığının tespiti için tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden, üniversite hastanelerinin ruh sağlığı ve hastalıkları ana bilim dalı başkanlıklarından ya da Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik incelemeyle mahkûmiyet hükmü kurulması'' şeklinde belirtildiği üzere, Siirt 3. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 24.03.2017 tarihli ek rapor esas alınarak mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, dosyada kapsamında bulunan tıbbi kayıt fotokopilerine göre sanığın suç tarihinden yaklaşık 4 ay önce Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde 30.05.2014 ile 01.07.2014 tarihleri arasında psikolojik rahatsızlığı nedeniyle hastaneye yatırılarak tedavi gördüğü, ... Hastanesi Baştabipliği'nce düzenlenen 23.03.2015 tarihli ve ... sayılı askerliğe elverişli değildir şeklindeki raporu ile sanığın askeri mahkemede yargılaması devam ederken sanık hakkındaki ... Eğitim Araştırma Hastanesi'nin 24.03.2017 tarihli askerliğe elverişsizlik halinin 23.11.2014 ile 24.02.2015 tarihleri arasını kapsamadığına dair ek raporu ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suç tarihi itibariyle akıl hastalığı bulunup bulunmadığının, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları anabilim dalı başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespiti gerekirken, 24.03.2017 tarihli ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan ek rapora göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma istemine konu ihbarnamede hükümlü isminin yanlış yazılması düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Siirt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.09.2018 tarihli ve 2018/227 Esas, 2018/91 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.