Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen ve cezaevi idaresi vasıtasıyla kendisine tebliğ edilen hükümde, kanun yolu bildirimine ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesi gereğince "hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurulabileceği" de belirtilmediğinden, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gaziantep 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/126 Esas, 2016/376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun soy bağını değiştirmek suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine ilişkindir.

1. Temyiz dışı sanık ... ile sanık ...'ın birlikteliğinden 21.08.2012 tarihinde doğan müşterek çocukları ... Kölge'nin resmi nikahlı eşi ...'nin üzerine kaydettirerek çocuğun soybağını değiştirdikleri iddia edilmiştir.

2. Sanık savunmasında, ... Kölge'nin kendisi ve temyiz dışı sanık ...'ın müşterek çocukları olduğunu, temyiz dışı Nergiz'in önceki eşinden 08.05.2012 tarihinde boşandığını, çocuğun iddet müddeti içerisinde 21.08.2012 tarihinde doğduğunu, Nüfus Müdürlüğüne gittiklerinde kendi üzerine kayıt ettiremeyeceğini, ... adına kayıt yapacaklarının söylenmesi üzerine temyiz dışı sanık ... ile birlikte kaydı yaptırdıklarını beyan etmiştir.

3. Mahkemece; sanığın eyleminin çocuğun soy bağını değiştirme suçunu oluşturduğu ikrar içerikli savunma ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek, temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

1. Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin çocuğun nüfusa tescil edildiği tarih olan 27.03.2013 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 285 ve 295 inci maddelerindeki "evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içerisinde doğan çocuğun babası kocadır ve başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz." hükümleri karşısında; evlilik birliği devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan evlilik dışı çocukların, biyolojik babası üzerine derhal kayıt edilmesinin mümkün olmadığı ve resmi nikahlı eşin üzerine kaydedilmesinin yasadan kaynaklanan zorunluluk olduğu, bu nedenle yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyetine hükmedilmesi,

3. Sanık hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan Manavgat 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/117 Esas ve 2015/119 Karar sayılı ilamının kesinleşme tarihinin 21.08.2020 olduğu, işbu tarihin incelemeye konu somut olaydaki suç tarihinden sonra olması sebebiyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, nedenleriyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/126 Esas, 2016/376 Karar sayılı kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.05.2024 tarihinde karar verildi.