Mahkûmiyet

Suçun konusunu oluşturan tamamen sahte olarak üretilmiş çekin, çekte keşideci olarak görünen şikâyetçiye karşı kullanılmaması nedeniyle, sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği, ayrıca sanık hakkında verilen Mahkemenin 04.02.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına da şikâyetçi şirket vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesin olarak kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmış olup, bu karara karşı mahallinde kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.05.2024 tarihinde karar verildi.