Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2014 tarihli kararıyla sanık hakkında zincirleme şekilde dolandırıcılık suçundan her bir mağdura yönelik eylemleri sebebiyle dört defa 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası hak yoksunlukları ile mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Sanık müdafinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15.Ceza Dairesinin 04.07.2017 tarihli kararıyla "eylemin, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu" gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
3. İzmir 12.Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2019 tarihli ve 2017/436 Esas, 2019/54 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü 62 nci, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Cumhuriyet savcısının temyiz talebi, sanığın her mağdura ve katılana yönelik eylemi sebebiyle dört defa cezalandırılması gerekirken zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafilerinin temyiz talebi, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
1. Sanığın, kardeş olan mağdurlara kendisini asker yüzbaşı olarak tanıtarak işe sokabileceğine inandırıp her bir mağdurdan 2.750,00 TL olmak üzere toplam 11.000,00 TL ve belgeler alıp menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık beyanı, mağdurlar ve tanık beyanı ve tüm dosya kapsamından mahkeme sanığın zincirleme şekilde atılı suçu işlediği kabulü ile mahkûmiyetine karar vermiştir.
3. Atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
Mahkemece dosyanın uzaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmibirinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiilerinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın adli sicil kaydı ve UYAP kayıtları incelenmekle Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2011 tarihli ve 2011/145 Esas, 2011/364 Karar sayılı ilamınının uzlaştırma hükümleri yönünden Karşıyaka 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2016 tarihli ek kararıyla incelenmekle uzlaştırma hükümlerinin uygulanmayacağına karar verilmiş olması karşısında, tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamış olması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 12.Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2019 tarihli ve 2017/436 Esas, 2019/54 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.