Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi
Şikâyetçi Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz sebepleri; kaçak sigara satışı yapmadığına, isnat edilen suçu işlemediğine, sigaraları satmak amacıyla satın almadığına, suç işleme kastının bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerekçesiyle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.
A. Şikâyetçi Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden;
Suç tarihinde İslahiye Sulh Ceza Mahkemesinin 02.04.2013 tarihli ve 2013/225 Değişik İş sayılı önleme araması kararı uyarınca sanığın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçta yapılan aramada toplam 1242 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın alınan savunmasında, ele geçirilen sigaraları satmak amacıyla satın aldığını beyan ederek atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 70.581,37 TL ve hafif değerde olduğu anlaşılmıştır.
7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un sanık lehine olduğu ancak suç tarihi itibarıyla sigaraların gümrüklenmiş değerinin normal değerde olduğu, bu nedenle sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinden faydalanamadığı ayrıca sanığa kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu ve ödeme gücü olmadığından etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini açıkça beyan ettiğinin anlaşılması karşısında Tebliğnamedeki bozma talepli görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde 5607 Sayılı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca cezada 1/2 oranında artırım yapılırken 1 yıl 15 ay hapis cezası yerine hatalı olarak 2 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve sanık hakkında cezada artırım yapılırken 5607 sayılı Kanun'un 3/10-son cümle uyarınca hüküm kurulması gerekirken 3/10. madde gereğince hüküm kurulması sonuç ceza değişmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Dava konusu olayda ele geçen 1242 karton gümrük kaçağı sigaranın Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olduğu, sanığın alınan savunmasında atılı suçu ikrar etiğinin anlaşılmış olması karşısında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
A. Şikâyetçi Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle suçtan doğrudan zarar görmeyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.