HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında ayrı ayrı 3 kez fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62,52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanıklar 14.06.2016 ve 22.07.2016 tarihli temyiz dilekçelerinde belirttiği sebeplerle hükümlerin bozulması talebinde bulunmuşlardır.
Sanık ...'un işlettiği, diğer sanık ...'in ise mesul müdürlüğünü yaptığı masaj salonunda mağdurlara fuhuş yaptırdıkları iddiasıyla açılan kamu davalarında, Yerel Mahkemece; sanık savunmaları, mağdur anlatımları, tanıkların soruşturma beyanları, teşhis tutanakları, görüntü inceleme kayıt ve tutanakları, arama kararı, ihbar tutanakları, emanet eşya makbuzu ile tüm dosya kapsamına göre mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
"Ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrileceğinin ihtarına" şeklindeki ibarenin infazı kısıtlamaması sebebiyle Tebliğname'deki düşünceye iştirak olunmamıştır.
1. Tüm dosya kapsamı karşısında; sanıkların üzerlerine atılı suçun sübuta erdiğinin kabulüyle, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Sanıklara yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.