Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2016/97 Esas, 2016/325 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.

1.Sanık ...'in temyiz isteği; atılı suçun maddi, manevi unsurlarının oluşmadığına ve savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.

2.Sanık ...'un temyiz isteği; atılı suçun maddi, manevi unsurlarının oluşmadığına ve savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.

1. Sanık ...'un sanık ...'in 34 TEU ... sahte plakalı aracında şoför olarak çalıştığı, olay tarihinde davaya konu araç durdurulduğunda, sanık ...'in AZ-... seri numaralı trafik belgesi, BS-... seri numaralı tescil belgesi ve 01.09.2015-01.09.2016 yıllarına ait taksi çalışma ruhsatnamesi kolluk görevlilerine ibraz ettiği, kolluk tarafından araç ve belgeler üzerine yapılan incelemede; davaya konu 34 TEU ... plaka sayılı aracın şasisinin sanık ... adına kayıtlı 34 GG ... plakalı gri renkli 2010 model fiat marka otomobile ait olduğu, ticari olan 34 TEU ... plaka için yapılan sorgulamada ise plakaların başka bir şasi numarasına ait fiat marka model sarı renkli bir ticari taksiye ait olduğu araç sahibinin ise şikâyetçi ... olduğunu tespit edilmekle; sanıkların davaya konu 34 TEU ... sayılı plakayı, ruhsatı, tescil ve trafik belgelerini sahte olarak düzenletip, sahteliğini bilerek kullandıkları iddia ve kabulü ile haklarında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

2.Sanıklar aşamalarda üzerlerine atılı suçlamaları ikrar etmiştir.

3.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 24.12.2015 tarihli raporlarına göre sanıklardan muhafaza altına alınan AZ-... seri numaralı trafik belgesi, BS-... seri numaralı tescil belgesi ile 01.09.2015 - 01.09.2016 yıllarına ait taksi çalışma ruhsatnamesinin sahte ve aldatma niteliğini haiz oldukları tespit edilmiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 16.03.2019 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkraları uyarınca kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesi hususunun mahallince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil elde edilemeyen suça konu belgelerle ilgili olarak sanığın eylemlerinin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, sahte belge sayısının 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2016/97 Esas, 2016/325 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
TEVDİİNE,

07.05.2024 tarihinde karar verildi.