Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; arama kararı olmadan ele geçirilen eşyaların hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Suç tarihinde önleyici kolluk görevi ifa eden kolluk ekipleri tarafından şüphe üzerine durdurulan sanığa ait poşet içerisinde toplam 101 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın alınan savunmasında, ele geçirilen sigaraları satmak amacıyla satın aldığını beyan ederek atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 5.739,71 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu olayda ele geçen 101 karton gümrük kaçağı sigaranın Daire uygulamalarımıza göre ticari miktarda olması, sanığın savunmasında atılı suçu ikrar ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

1. Temel gün adli para ceza tayin edilip, artırım ve indirim nedenleri uygulandıktan sonra belirlenen 1 gün adli para cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince paraya çevrilmesi gerektiği kuralının gözetilmemesi,

2. Sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olarak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi hususları isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükmün 5 inci fıkrasının devamına gelmek üzere hükme "doğrudan tayin olunan 1 gün adli para cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sanığın ekonomik durumu dikkate alınarak takdiren 20,00 TL'den paraya çevrilmesi suretiyle, sanığın neticeten 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenmesi, hükmün tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin 8 inci fıkrasından "hakkında" ibaresinin çıkarılması ile yerine gelmek üzere hükme "sanık hakkında hükmolunan hapis cezası yönünden" ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair kısımları aynı bırakılan hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.