İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı Hazine ve birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve birleşen dosya davacısı Orman İdaresi temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Asıl ve birleşen 2016/161 Esas (Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası 2019/9 Esas) ile 2016/159 Esas (Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası 2019/8 Esas) sayılı dosyalarda davacı Hazine vekili, Tokat ili Erbaa ilçesi, Karayaka Beldesi/Yukarı Mah./Köyü ... Mevkii 574 ada 28,29,30,31,32,40,43,56,59,61,74,76 parsel sayılı taşınmazların evveliyatının orman veya devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, yine taşınmazların imar sınırları içinde kaldığını, bu nedenle imar ihya yolu ile kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek çekişmeli taşınmazların tespitlerinin iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.

Birleşen 2016/210 Esas ve 2016/208 Esas sayılı dosyalarda davacı ... İdaresi vekili, Tokat ili Erbaa ilçesi Karayaka Beldesi/Yukarı Mah./Köyü ... Mevkii 574 ada 30,40 ve 61 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, davalılar adına olan tespitlerinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescilini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince "davacı ... İdaresinin ve Hazinenin açtığı davaların kısmen kabul, kısmen reddine, davacı Hazinenin "Tokat ili, Erbaa ilçesi, Karayaka Beldesi/Yukarı Mah/Köyü, ... mevkiinde bulunan 574 ada 28,29,31,32,43,59,76 nolu parsellere ilişkin açtığı davaların reddine, davacı Hazinenin ve Orman İdaresinin 61 nolu parsele ilişkin açtıkları davaların reddine, iş bu parsellerden 43 nolu parselin vasfının bahçe olarak değiştirilerek tespit gibi, diğerlerinin ise tespit gibi tescillerine, davacı Hazinenin 74 nolu parsele ilişkin açtığı davanın kabulüne, iş bu parselin tespitinin iptali ile ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, davacı Hazine 56 nolu parsele ilişkin açtığı davanın kısmen kabul kısmen reddine, iş bu parselin tespitinin iptali ile harita mühendisi bilirkişi H.D'nin 05.12.2019 havale tarihli krokili bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterdiği kısmının son parsel numarası teselsül ettirilerek verilecek yeni parsel numarası ile, ham toprak vasfı ile, yeni belirlenen yüzölçümü olan 1.539,20 m2 olarak Hazine adına tespit ve tesciline, Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca beyanlar hanesine "taşınmaz üzerinde bulunan ve konumu taşınmaza ait kadastro paftasında gösterilen kargir tek katlı ev ve yığma samanlığın ... Oğlu ...'ya aittir" ibaresinin şerh düşülmesine, (A) harfi ile gösterdiği kısmın ise mevcut parsel numarası ile yeni belirlenen yüzölçümü olan 1.659,86 m2 olarak ve diğer yönlerden ise tespit gibi tesciline, davacı Hazine ve Orman İdaresinin 30 ve 40 nolu parsellere ilişkin davalarının kısmen kabul, kısmen reddine, iş bu parsellerin tespitlerinin iptali ile; 30 nolu parselin aynı rapor ve eki krokide (B) harfi ile gösterdiği kısmına (4591,22 m2) ve 40 nolu parselin harita mühendisi bilirkişi ... 'nin 07.03.2018 havale tarihli krokili bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterdiği kısmına (1.348,27 m2) ilişkin açılan davaların kabulüne, bu kısımların son parsel numarası teselsül ettirilerek verilecek yeni parsel numaraları ile, yeni belirlenen yüzölçümleri ile ve orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, 30 nolu parselin harita mühendisi bilirkişi H.D'nin 05.12.2019 havale tarihli krokili bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterdiği kısmına (4.968,29 m2) ve 40 nolu parselin harita mühendisi bilirkişi H.D'nin 07.03.2018 havale tarihli krokili bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterdiği kısmına (1.895,44 m2) ilişkin açılan davaların reddi ile bu parsellerin belirtilen bu kısımlarının mevcut parsel numaraları ile, yeni belirlenen yüzölçümleri ile ve 40/B yönünden vasfının "bahçe ve tarla" olarak değiştirilerek diğer yönlerden ise tespit gibi tescillerine, harita mühendisi bilirkişi H.D'nin 05.12.2019 havale tarihli krokili bilirkişi raporu ve 07.03.2018 havale tarihli krokili bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına" dair verilen karar davacı Hazine ve birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekilleri tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince çekişmeli 574 ada 28,29,30,31,32,40 ve 43 parsel sayılı taşınmazların eldeki dosyada ve gerekse başka dosyalarda davalı durumda bulunan ve bu nedenle kesinleşmeyen komşu ve yakın komşu parseller ile birlikte ( 574 ada 28 ila 32 parsellerin tamamının birlikte ile yine çekişmeli 574 ada 40 ve 43 parseller komşu ve yakın komşu 574 ada 34 ila 50 parsellerin tamamının birlikte) dört yönden 574 ada 1 sayılı orman parseli ile çevrili olduğu ve bu haliyle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2 nci madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden oldukları gerekçesiyle "davacı Hazine ve Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurularının yukarıdaki gerekçe ile ayrı ayrı kısmen kabulüne, Niksar Kadastro Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli ve 2019/7 Esas, 2019/86 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacılar Orman İdaresi ve Hazinenin davalarının kısmen kabulü ve kısmen reddi ile; çekişmeli Tokat ili Erbaa ilçesi Karayaka Beldesi Yukarı Mahallede bulunan 574 ada 28,29,30,31,32,40 ve 43 sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro tespitlerinin iptaliyle çekişmeli bu taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı yerde bulunan 574 ada 74 nolu parselin ham toprak vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı yerde bulunan 56 nolu parsele ilişkin açtığı davanın kısmen kabul kısmen reddine, iş bu parselin tespitinin iptali ile harita mühendisi bilirkişi H.D'nin 05.12.2019 havale tarihli krokili bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterdiği kısmının son parsel numarası teselsül ettirilerek verilecek yeni parsel numarası ile, ham toprak vasfı ile, yeni belirlenen yüzölçümü olan 1.539,20 m2 olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, Kadastro Kanunu'nun 19/2 maddesi uyarınca beyanlar hanesine "taşınmaz üzerinde bulunan ve konumu taşınmaza ait kadastro paftasında gösterilen kargir tek katlı ev ve yığma samanlığın ... Oğlu ...'ya aittir" ibaresinin şerh düşülmesine, (A) harfi ile gösterdiği kısmın ise mevcut parsel numarası ile yeni belirlenen yüzölçümü olan 1.659,86 m2 olarak ve diğer yönlerden ise tespit gibi tesciline, harita mühendisi bilirkişi H.D'nin 05.12.2019 havale tarihli krokili bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına, aynı yerde bulunan 574 ada 59,61 ve 76 nolu parsellerin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline" şeklinde yeniden karar verilmiş olup; hüküm, davacı Hazine vekili ve birleşen dosya davacısı Orman İdaresi temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Asıl ve birleşen davalar, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.

Kadastro sırasında 574 ada 28 parsel, senetsizden, 601,12 m2 yüzölçümü, tarla vasfı ile ... adına; 574 ada 29 parsel, senetsizden, 1199,18 m2 yüzölçümü, tarla vasfı ile ... adına 574 ada 30 parsel, senetsizden, 9.559,51 m2 yüzölçümü, tarla vasfı ile ... adına; 574 ada 31 parsel, senetsizden, .1745,33 m2 yüzölçümü, tarla vasfı ile ... adına; 574 ada 32 parsel, senetsizden, 12.150,00 m2 yüzölçümü, tarla vasfı ile ... adına; 574 ada 40 parsel, senetsizden, 3.243,71 m2 yüzölçümü, ahşap tek katlı ev ve tarla vasfı ile ... adına; 574 ada 43 parsel, senetsizden, 435,06 m2 yüzölçümü, tarla vasfı ile ... adına; 574 ada 56 parsel, senetsizden, 3.199,07 m2 yüzölçümü, kargir tek katlı ev ve yığma samanlık ve tarla vasfı ile ... adına; 574 ada 59 parsel, senetsizden, 1.356,66 m2 yüzölçümü, tarla vasfı ile ... adına; 574 ada 61 parsel, senetsizden, 8.468,39 m2 yüzölçümü, tarla vasfı ile ... adına; 574 ada 74 parsel, senetsizden, 3.950,65 m2 yüzölçümü, tarla vasfı ile ... adına; 574 ada 76 parsel senetsizden, 3.732,56 m2 yüzölçümü, tarla vasfı ile ... adına tespit edilmiştir.

1. Davacı Hazine vekilinin 574 ada 56/A, 59,76 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Davacı Hazine vekili ve birleşen dosya davacısı Orman İdaresi temsilcisinin 574 ada 61 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; hükme esas alınan orman ve jeodezi bilirkişilerinin ortak raporunda bahsi geçen taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğu, toprağının orman toprağı olmadığı, üzerinde mısır ve fasulye ekili olduğu, parsel içinde kendiliğinden oluşmuş dere görünümlü çukur, bu çukur boyunca ve parsel sınırlarında değişik yaşlarda doğal olarak yetişmiş az miktarda meşe ve kayın gibi ağaçlar bulunduğu, eğimin %8-12 olduğu 1953,1966,1972,1975,2006 hava fotoğraflarında üzerinde orman ağaç ve ağaççığı olmadığı, orta kısmında az sayıda çalı formunda çok yıllık bitkiler bulunduğu toprağının işlenmiş olduğu tarımsal anlamda kullanılıyor olduğu, eski belgelerde açık alanda, orman sayılmayan alanda kaldığının belirtildiği, ancak 1953 hava fotoğrafının yapılan incelemesinde dava konusu 574 ada 61 parselin orman arazisinden pek farklı görünmediği ve raporda bunun sebebinin açık ve net bir şekilde ortaya konulmadığı; hükme esas alınan ziraat bilirkişisi raporunda dava konusu 61 parsel sayılı taşınmazın 4. sınıf arazi özelliklerine sahip, az verimli olduğu, taşınmaz üzerinde mısır ve fasulye ekili olduğu, içinde kendiliğinden oluşmuş dere görünümlü çukur, bu çukur boyunca ve parsel sınırlarında değişik yaşlarda doğal olarak yetişmiş meşe ve kayın gibi ağaçlar bulunduğu, parselin genel durumuna bakıldığında üzerinde uzun süredir toprak işlemeli tarım yapıldığı, kuru tarım arazisi olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Alınan raporlarda 574 ada 61 parselin 1953 hava fotoğrafında orta kısmında az sayıda çalı formunda çok yıllık bitki bulunduğu aynı şekilde bu kısmın 1966,1972 ve 1975 hava fotoğraflarında da devam ettiği ve 2006 hava fotoğrafında orta kısmında (çukur kısmında) az sayıda meşe cinsi orman ağaç ve ağaççığının bulunduğunun belirtildiği ve dava konusu taşınmazda kullanılmayan, imar ihyaya konu olmayan, orman olup olmadığı anlaşılamayan bir kısım yer bulunduğu ancak bu kısma ilişkin detaylı inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır.

Mahkemece, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 Sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 sayılı Kanun) karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, dava konusu taşınmazda evvelden beri kullanılmadığı anlaşılan kısmın tam olarak neresi olduğunu, bu kısmın yüzölçümünün kaç m2 olduğunu gösteren müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.

Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazda kullanılmayan bir kısmın olup olmadığı, özellikle taşınmazın ortasında kullanılmayan bölüm olup olmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 inci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

S O N U Ç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin 574 ada 56/A, 59,76 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 574 ada 61 parsel sayılı taşınmaz dışındaki (574 ada 28,29,30,31,32,40,43,74,56/B, 59,76 parsel sayılı) taşınmazlara ilişkin olarak temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA;
(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin ve birleşen dosya davacısı Orman İdaresi temsilcisinin dava konusu 574 ada 61 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bahsi geçen parsel yönünden BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.