HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz
edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2013 tarihli kararı ile sanıkların bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan beraatlerine karar verilmiştir
2. Yargıtay 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün;
Sanıkların en başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde suç işleme kastıyla hareket ettikleri ve mahkûmiyetleri gerektiği gerekçesiyle,
bozulmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında; Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 62,52/2-4 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2'şer yıl 6'şar ay hapis ve 10.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
1. Sanık ...'nın temyizi, bir nedene dayanmamaktadır.
2. Sanık ... müdafilerinin temyizi, suçun sübutuna, eksik araştırma ile karar verildiğine, ilişkindir.
Temyiz dışı sanık ...'in, kendisine ait iş makinesini sanık ...'a sattığı, satış aşamasında iş makinesinin bakımlarını müştekiye yaptırdıkları, karşılığında sanık ...'ın daha önceden mağdur ...'ın iş yerinden boş olarak çalınan çeki sanık ...'ya 5.500,00 TL bedelli ve 10.08.2010 keşide tarihli doldurtup sanık ...'e verdiği, bu sanık tarafından da müştekiye verildiği, sanıkların en başından itibaren dolandırıcılık kastıyla ve fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri kabul edilerek sanığın bilişim
sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafileri ve sanık ...'nın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde, suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi isabetsizliğinin Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık ... müdafileri ile sanık ...'nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "600", "500" ve "10.000 TL" ibareleri çıkartılarak yerlerine, sırasıyla "550", "458" ve "9.160,00 TL " ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.