Beraat (2 kez)

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan doğrudan zarar gören şikayetçinin 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 15.10.2015 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un sekizinci maddesinin birinci fıkrası da gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkraları gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.