...

HÜKÜMLER: ... tarihli eylem yönünden mahkûmiyet
... tarihli eylem yönünden düşme

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2015/803 Esas, 2016/477 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında birleşen dosyaya konu 09.11.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna, 10.01.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan açılan davanın, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine hükmedilmiştir.

Sanığın temyiz sebepleri özetle; 1 yıl 8 ay hapis cezasının yerinde olmadığına ilişkindir.

Mahkûmiyet Kararı Yönünden
İncelenen 09.11.2015 tarihli suç öncesinde, birlikte incelenen dosya kapsamında 10.01.2015 tarihinde sanığın uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle 10.02.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ancak sanığın 17.05.2015 tarihinde uyuşturucu madde bulundurarak yükümlülüklerine uymaması nedeniyle hakkında dava açıldığı ve davanın düşürülmesine karar verildiği,
09.11.2015 tarihli eylem nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılmış ise de, 10.01.2015 tarihli eylem nedeni ile açılan davanın düşürülmesine karar verildiğinden, 10.02.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki dayanaktan yoksun hale geldiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicil kaydında yapılan incelemede, sanığın çok sayıda kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dosyalarının bulunduğu anlaşılmakla;
Öncelikle sanığın bu suçu, daha önce işlediği suçlardan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlenip, Dairemizin, 13.09.2023 tarihli ve 2021/303 Esas, 2023/7673 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Dairemizin yerleşik uygulamaları dikkate alınarak sanığın hukukî durumunun belirlenmesi, eylemin müstakil suç olduğunun tespiti halinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere kamu davanın durmasına karar verilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.

1. Mahkûmiyet Kararı Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

2. Düşme Kararı Yönünden
Sanık hakkında verilen düşme kararının gerekçesine yönelik olmayan temyizde sanığın hukuki yararı bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca sanığın temyiz isteminin REDDİNE,

Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.