Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili, vekil edeninin 248 ada 11 parsel sayılı taşınmazda 1/2 oranında hissedar olduğunu, davalının anılan dükkan niteliğindeki taşınmazı lokanta olarak kullandığını, vekil edeninin payına düşen kira bedelini ödemediğini, 30.08.2010 tarihinden 16.09.2015 tarihine kadar aylık 250 TL'den yıllık 3.000 TL olmak üzere 5 yıllık toplam 15.000,00 TL ecrimisilin hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, murisleri ...'in 19/06/1985 tarihli senet ile oğlu ...'ya lokanta binasının üzerine çıkan merdiveniyle birlikte üzerine ikiyüzellibin lira bedelle sattığını, 09.11.1987 tarihli senetle ...'in çocuklarına verdiği dışındaki tüm taşınmazları eşi ...'e hibe ettiğini, hibeye dava konusu lokanta-dükkanın da dahil olduğunu, 05.01.1993 tarihli senetle ...'in, oğlu davalı ...'e yirmi milyon bedel karşılığında sattığını, kadastro çalışmalarında yanlış tespit yapıldığını, davacının babasından aldığı yerin dükkan lokanta değil, merdivenler ile üstüne yapılacak dükkan veya daire olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 7.684,20 TL toplam ecrimisil alacağının her dönem sonundan itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının, 14.10.2015 tarihli dava dilekçesinde 30.08.2010-16.09.2015 tarihleri arasındaki dönem için toplam 15.00,00 TL ecrimisil talebinde bulunduğu, hükme esas alınan 04.05.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda 15.10.2010-15.10.2015 tarihleri arasındaki dönem için toplam 7.684,20 TL ecrimisil hesaplandığı, bu raporda talep olmamasına rağmen 16.09.2015-15.10.2015 tarihleri arasındaki dönem için 150,00 TL ecrimisil hesaplandığı, mahkemece, bu rapor dikkate alınarak nihai kararla talep aşılmak suretiyle 150,00 TL fazla ecrimisile karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dava dilekçesindeki talep dönemi haricindeki dönem için ecrimisile hükmedilmesi sebebiyle talep aşılarak karar verilmesi doğru değil ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK mad. 438/7, HMK mad. 370/2).
Yukarıda (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 1. bendinde bulunan "...7.684,20 TL toplam ecrimisil alacağının her dönem sonundan itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." ve hükmün 2.bendindeki “....Dosyada bulunan 04.05.2016 havale tarihli bilirkişi kurul raporunun, ecrimisil dönem hesabı kısmının, her dönem için işleyecek faizi anlamında infazının sağlanması için kararın eki sayılmasına...”ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine " 15.10.2010-31.12.2010 dönemi için 260,64 TL, 01.01.2011-31.12.2011 dönemi için 1.132,38 TL, 01.01.2012- 31.12.2012 dönemi için 1.451,64 TL, 01.01.2013-31.12.2013 dönemi için 1.557,72 TL, 01.01.2014-31.12.2014 dönemi için 1.676,82 TL, 01.01.2015-16.09.2015 dönemi için 1.275,00 TL olmak üzere toplam 7.534,20 TL ile bu toplamın 260,64 TL’sine 31.12.2010,1.312,38 TL’sine 31.12.2011,1.451,64 TL’sine 31.12.2012,1.557,72 TL’sine 31.12.2013,1.676,82 TL’sine 31.12.2014,1.275,0 TL’sine 16.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," ibaresinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.