Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat... ile davacı vekili avukat Sirhat Kılıç'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, 23.9.1979 tarihinde vefat eden murisi ...’nin Karaman 1. Noterliğinin 15.6.1967 tarih ve 2846 yevmiye sayılı adi ortaklık mukavelesi ile; kömür ocağının işletilmesini davalılara bırakması karşılığında davalıların da akit tarihinde kömür fiyatının ton başına 130. TL. üzerinden 325 kuruş olarak %2,5 oranında ödeme yapılması öngörüldüğü ve ödemelerin böyle yapılageldiği halde murisinin ölümünden sonra ödemelerde güçlük çıkardıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1992,1993 ve 1994 yıllarına ait ödemelerden miras payı oranında intikal eden 1.000.000.000 TL.(1.000.YTL) alacağın bankaların ticari krediye uyguladıkları faiz oranıyla birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen ödetilmesine karar verilmesini istemiş; birleşen davası ile de, fazlası saklı olmak üzere 1996 ile 2001 yıllarına ait ödemelerden miras payı oranında toplam 11.000. TL alacağın tahsilini istemiştir.
Davalılar, adi ortaklık sözleşmesinin bütün hak ve vecibeleri ile birlikte... Ltd.Şirketine devredildiği için davalılardan H.Hüsnü Özbey’e husumetin düşmeyeceğini, kömür ocağından cevher devredip işletildiği müddetçe ton başına ödemenin 325 kuruş olduğunu, sözleşmenin hiçbir maddesinde %2,5 oranından bahis olmadığını, 1992 yılı üretim ve satışından doğan ton başına 325 kuruş ve 1993 yılı kömür bedeli hissesinin davacının vekili olan oğluna 18.5.1993
2011/9201-12994
tarihinde ödendiğini, 1992 yılı için mükerrer ödenen toplam 6.118.125 TL.’nin 1994 yılında ödenmesi gereken rakamlardan mahsup edilerek bakiyesi 4.282.000 TL.’nın da ödendiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucu, davalı ... aleyhine açılan davaların husumetten reddine, diğer davalı şirket aleyhine açılan asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, murisi ...’in davalı ... ile yaptığı 15.6.1997 tarihli adi ortaklık sözleşmesi ile ödenmesi kararlaştırılan ton başına %2,5 oranında kömür bedeli ve her yıl için bir kamyon yakacak kömürün eşinin ölümüne kadar düzenli olarak ödenirken, 23.9.1979 tarihinde ölümü ile ödemelerin aksamaya başladığını, ayrıca sözleşmedeki ton başına 130 TL. fiyat belirlendiğini, sözleşmenin yapıldığı tarihteki bir ton kömür bedelinin ton başına ödenmesi kararlaştırılan 325 kuruşa oranlandığında %2.5 oranının bulunduğunu, sözleşme yapılırken öngörülen oranın %2,5 olduğu halde, davalının 325 kuruş esas alınarak ödeme yapmaya çalıştığını bildirerek yıllık istihsal miktarının %2,5 oranına göre kömür alacağı olduğunun tespiti ile şimdilik 1.000.000.000 TL. alacağının tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı, sözleşmenin 3. maddesinde ton başına 325 kuruş ödenmesinin kararlaştırıldığını, hiçbir zaman bunu aşan bir ödeme yapmadıklarını, %2,5 oran üzerinde fiili bir kararlaştırma olmadığını savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne ilişkin karar tarafların temyizi üzerine dairemizce 2.11.2001 tarihli ve 2001/6818 esas 9923 karar sayılı ilamı ile özetle "sözleşmenin 5. maddesinde ton başına 130 Tl. olarak belirlenen miktarın davacının murisinin 3. kişilere olan borcunun ödenmesi için belirlendiğini, 15.6.1967 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin 3. maddesinde ton başına 325 kuruş ödenmesi, 5. maddesinde her yıl eleküstü bir kamyon yakacak verilmesinin kararlaştırıldığı, davalının 1993 ve 1994 yıllarında davacıya sürekli artan miktarlarda ödeme yaptığı, tarafların 325 kuruş sabit fiyatına bağlı kalmadıklarından, ihtilafsız dönemde ödenen rödövans bedelinin belirlenmesi, taraf delilleri toplanarak 325 kuruşu aşan bir oranda taraflar arasında kararlaştırma olup olmadığının tespitinin yapılması" gerekçesi ile araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur. Davalıların talebi üzerine yapılan karar düzeltme incelenmesinde dairemiz 2002/3589 esas, 2002/5668 karar sayılı karar düzeltme ilamı ile, "ihtilafsız dönemdeki ödemeler tespit edilirken, davalının yaptığı ödemelerin 325 kuruş üzerinden rödövans ücreti ve bir kamyon yakacak bedeli toplam karşılığı olarak ödenip ödemediğinin de araştırılması, ihtilafsız dönemlere ait ticari defterlerin de incelenmesi"
2011/9201-12994
vurgulanarak bozma ilamındaki gerekçeler genişletilmiş, yine 2006/11443 esas, 2006/15446 karar ve 23.11.2006 tarihli dairemiz bozma ilamı ile de, ”ihtilaflı dönemlerde bir kamyon eleküstü yakacak kömür bedelinin ne kadar olabileceğinin ilgili kurumlardan ve piyasa araştırması yapılarak, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi de yapılarak tespiti ile, eğer yapılan ödemeler sabit rödüvans bedeli ile tesbit edilecek bir kamyon yakacak kömür bedeli toplamını aşıyorsa, tarafların sözleşmede kararlaştırılan 325 kuruş sabit fiyatla bağlı kalmadıklarının kabulü gerekir” denilerek mahkeme kararı yeniden önceki bozma kararları doğrultusunda yeniden araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur.
Taraflar arasındaki ihtilaf, sözleşmede ton başına 325 kuruş rödavans ödemesi karalaştırılmış ise de tarafların sözleşmeden sonra 325 kuruşu aşar şekilde, davacı iddiasına göre ton başına %2.5 oranında ödeme yapılması konusunda sonradan bir anlaşma yapılıp yapılmadığı noktasındadır. Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Hükme esas alınan 16.5.2008 tarihli bilirkişi raporu da bozma gereklerini karşılamadığı gibi eksik ve yetersizdir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Öyle olunca Dairemizin 2006/11443 esas, 2006/15446 karar ve 23.11.2006 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere, Mahkemece ihtilaflı dönemlerde bir kamyon eleküstü yakacak kömür bedelinin ne kadar olabileceği yıllara göre ayrı ayrı belirlenmeli, bu konuda yeniden konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık rapor alınmak suretiyle davalı tarafça yapılan ödemelerin, sabit rödavans bedeli ile tespit edilecek bir kamyon yakacak kömür bedelini aşıp aşmadığının açık ve tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan 163.35 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.