Davanın reddi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık hakkında davanın reddine esas alınan İskenderun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1005 Esas sayılı dosyasında 14.08.2012 tarihli suç tutanağı ile 131 nolu orman bölmesinde sanık tarafından işgalde bulunulduğunun tespit edilmesi üzerine 15.10.2012 tarihli iddianame ile sanığın 6831 sayılı Orman Kanunu 'nun 93 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, temyiz incelemesine konu dosyada ise 03.05.2013 tarihli suç tutanağı ile aynı orman bölmesinde sanık tarafından işgalde bulunulduğunun tespitine istinaden sanık hakkında 02.12.2013 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, 15.10.2012 tarihli iddianame düzenlenme tarihinden sonra devam eden işgal eylemi nedeniyle yeni bir suç oluştuğu ve sanık hakkında yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yerinde görülmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı
ise de;
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 23.01.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.