SUÇLAR: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, resmi belgede sahtecilik
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, Mahkûmiyet
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise itiraz yoluna tabi olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/59 Esas, 2016/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyizi, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğine ilişkindir.
1. 14.04.2015 tarihinde yapılan kimlik kontrolü sırasında sanığın üzerinde fotoğrafı bulunan ancak suçtan zarar gören adına düzenlenmiş sürücü belgesi ve nüfus cüzdanı ele geçirildiği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Kriminal rapor ile, suça konu belgelerin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatıcılık niteliği taşıdığı tespiti yapılmıştır.
3. Mahkeme tarafından da suça konu belgelerin incelenerek aldatıcılık niteliği taşıdığı yönünde gözlem yapılmıştır.
4. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.
5. Suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
A. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun'un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
A. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, dava dosyasının Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.