İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın ayrı ayrı usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Tunceli ili Merkez ilçesi ... köyünde bulunan 121 ada 1 nolu parsel ile 135 ada 1 nolu parselin Orman İdaresi adına, 132 ada 1 nolu parselin ise Hazine adına tespit gördüğünü, davacının haberi olmadığından, hatalı ve yanlış olarak davalı idareler adına yapılan bu tespite zamanında itiraz edemediğini ve böylece tespit kesinleştiğini, dolayısıyla bu yanlışlığın düzeltilmesi ve dava konusu Tunceli İli Merkez İlçesi Kıl köyünde bulunan 121 ada 1 nolu parsel, 135 ada 1 nolu parsel ve 132 ada 1 nolu parsel sayılı taşınmazların tespit ve tescilinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davanın süre yönünden reddi gerektiği, dava konusu Kıl köyünde bulunan 132 ada 1 nolu parsel Hazine adına tespit gördüğü, evveliyatı devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu, ekilip biçilemeyen ham toprak ve taşlık niteliğinde olan, özel mülkiyete konu olmadığı gibi zilyetlik kazanılması mümkün olmayan yerlerden olması nedeniyle kadastro çalışmaları sırasında bu yerlerin niteliği gereği Hazine adına tespiti yapıldığı, bu nedenle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... İdaresi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davanın süresi içinde açılmadığını, süre yönünden reddi gerektiği, dava konusu yer devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu, ekilip biçilemeyen ham toprak ve taşlık niteliğinde olduğunu, niteliği gereği orman vasfında Hazine adına tespiti yapıldığını, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...dava konusu taşınmazın kadimden beri mera olduğu iddiasıyla davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazların ... ile ...'dan davacı ve asli müdahile intikal ettiği, tetkik edilen nüfus kayıtlarından muris ... ve muris ...'nın davacı ve asli müdahil dışında da mirasçılarının bulunduğu, murislerin ölüm tarihi itibariyle terekenin elbirliğiyle mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, miras bırakandan intikal ettiği iddiasıyla üçüncü kişilere karşı açılan davalarda, uyuşmazlık konusu taşınmazın taksim, bağış vb. şekilde mirasçılardan birine veya bir bölümüne bırakıldığının kanıtlanamaması halinde, mirasçılardan bir veya bir kısmı adına tescil istenemeyeceği ve terekeye dahil taşınmaz için bir veya birkaç mirasçı adına tescil istemiyle dava açılamayacağı, davacıların taksim iddiasının ispatlanamadığı, bu nedenle davacıların aktif dava ehliyeti bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ve asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ve asli müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacı ve asli müdahilden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.