SUÇLAR: Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.06.2016 tarihli ve 2014/158 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 43,62,52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
b. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43,62,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c. Resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği, atılı suçun oluştuğuna, beraat kararının bozulması gerektiğine, mahkumiyet hükümlerinin alt sınırdan verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkin olup sanığın temyiz isteği; herhangi bir nedene dayanmamaktadır.
1. Sanığın, şikayetçi ...'a ait kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ve aslı ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanını kullanarak, Ankara İletişim adlı bayide, 1 adet hat aldığı aynı gün bu kez Tekno Kontör İletişim adlı bayiye giderek şikayetçinin kendi adına kullandığı hat üzerine de 1 adet cep telefonu aldığı ve buna ilişkin kampanya taahhütnamesi imzaladığı, iddia ve kabul edilmiştir.
2. Mahkemece; sanık ikrarı, sözleşme örnekleri ve tüm dosya kapsamına göre, suça konu sahte nüfus cüzdanı aslının ele geçirilememesi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararının verildiği, ancak sanığın şikayetçi ...'a ait kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ve aslı ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanını kullanarak, Ankara İletişim adlı bayide, 1 adet hat ve aynı gün bu kez Tekno Kontör İletişim adlı bayiye giderek şikayetçinin kendi adına kullandığı hat üzerine de 1 adet cep telefonu alması eylemleri nedeniyle özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık suçlarının oluştuğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış ve Tebliğnamedeki sanık hakkındaki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.06.2013 tarihli, 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilerek, sanığın sabıka kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2009 tarihli ve 2009/88 Esas ve 2009/852 Karar sayılı ilâmına konu mahkûmiyet ilâmı yerine Ödemiş 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/756 Esas, 2012/653 Karar sayılı kararı sayılı mahkûmiyet ilâmının tekerrüre esas alınması isabetsizliği dışında hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiş, anılan hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın sorgusunun yapıldığı 21.10.2014 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın şikayetçi ...'a ait kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ve aslı ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanını kullanarak, Ankara İletişim adlı bayide, 1 adet hat aldığı, bu eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu; sanığın aynı gün Tekno Kontör İletişim adlı bayiye giderek şikayetçinin kendi adına kullandığı hat üzerine de 1 adet cep telefonu aldığı ve buna ilişkin kampanya taahhütnamesi imzalaması eyleminin ise, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu bu nedenle 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve Türk Ceza Kanun'un 207 inci maddelerinden ayrı ayrı mahkumiyet hükümlerinin kurulması gerektiği gözetilmeden özel belgede sahtecilik suçundan zincirleme şeklinde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcine abonelik kaydı sırasında gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri gereğince, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56 ncı maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Nedenleriyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuş olup bozmayı gerektirmiştir.
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.06.2016 tarihli ve 2014/158 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılarak yerlerine '' Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2009 tarihli ve 2009/88 Esas ve 2009/852 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünden dolayı tekerrür şartları oluştuğundan, TCK' nın 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetim serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.06.2016 tarihli ve 2014/158 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.06.2016 tarihli ve 2014/158 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan vekilin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.