Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, davanın reddi yerine beraat kararı verilmesinin, aksi kanaate göre ise sanığın evinin önünde ele geçen emval ile köklerin uyuşması nedeniyle mahkûmiyeti gerektiğinin gözetilmemesine ilişkindir.
Orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde motorlu testereyle kesilip tomruk haline getirilmiş emvallerin görülmesi üzerine faili meçhul suç tutanağı düzenlenmiştir.
Aynı gün ... hakkında düzenlenen suç tutanağında bu şahsın ağaçları ...'ten temin ettiğini beyan etmesi üzerine ... ve ... hakkında ayrı soruşturma yürütülerek ağaç kesme suçundan yargılama yapıldığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, ağaç kesmediğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda yapacak nitelikte ağaçların motorlu testereyle kesildiği tespit edilmiştir.
Oluş, suç tutanakları, bilirkişi raporları ve bozma ilamında belirtilediği üzere, sanık hakkında orman idaresi tarafından 03.05.2013 tarihli 0119/10 numaralı olarak düzenlenen suç tutanağı ile Zara Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/168 Esas ve 2015/42 Karar sayılı 29.01.2015 tarihli kararıyla 6831 sayılı Kanun'un 91/1 inci maddesi gereğince mahkûmiyet kararı verildiği ve bu kararın UYAP sisteminden yapılan araştırmada Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2017/1679 Esas sayılı, 20.11.2018 tarihli ilâmıyla yerel mahkeme kararının düzeltilerek onandığının tespit edildiği, mahkemece bu mahkûmiyet kararı verilen tutanak içeriği ile iddianame anlatımından temyize konu mahkeme dosyası ile aynı eyleme ilişkin olduğunun kabul edildiği anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesi gereği mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de,
Suça konu emvalin müsaderesi hususunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.